Boşanma Davasının Ferileri Nelerdir?

Boşanma Davasının Ferileri Nelerdir?
Boşanma davasının ferileri

Boşanma Davasının Ferileri Nelerdir? adlı makalemizi severek okumanızı umuyoruz.

Aile hukukunda kafa karıştırıcı konulardan biri, boşanma davası açılırken nelerin talep edilebileceği hususudur. Boşanma davası sırasında talep edilebilecek hususlar, boşanma davasının ferileri olarak da adlandırılmaktadır.

Fer’i kelimesi, bir şey ile bağlantılı olmak anlamına gelmektedir. Boşanma davasının ferileri denirken de boşanma davasına bağlı olan anlamına gelmektedir.

Çekişmeli Boşanmanın Ferileri

İster zina, hayata kast, terk gibi özel sebeplerle isterseniz de genel boşanma sebebi olan evlilik birliğinin temelden sarsılması sebebiyle boşanma davası açılsın, çekişmeli boşanma davasının ferileri şunlardır:

1. Maddi Tazminat
2. Manevi Tazminat
3. Nafaka
4. Velayet

Anlaşılacağı üzere, ziynet alacağı veya mal rejiminin tasfiyesi konuları, boşanma davasının ferilerinden değildir. Bundan dolayı, boşanma davası dilekçesi ile ziynet alacağı talebinde bulunulursa, bu miktar, harca tabi olacaktır.

Gelin çekişmeli boşanmanın ferileri konularına detaylı bir şekilde bakalım:

Maddi Tazminat

Maddi tazminat, kişinin maddi bir zarara uğramasından dolayı zarar verenden talep edebileceği tazminat türüdür. Ancak boşanma davasında talep edilebilecek olan maddi tazminat, genel nitelikteki maddi tazminat değildir.

Boşanma davasının ferisi olan maddi tazminat, TMK madde 174’te açıklanmıştır. Buna göre:

Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir.

Madde metninden de anlaşılacağı üzere, boşanma davasında maddi tazminat talep etmenin şartları şunlardır:

1. Evlilik birliği, boşanma ile sona ermiş olmalıdır.
2. Talepte bulunan kişi, kusursuz ya da diğer tarafa göre daha az kusurlu olmalıdır.
3. Talepte bulunan kişinin mevcut veya beklenen menfaatleri, boşanma sebebiyle zarara uğramalıdır.
4. Boşanmaya sebep olan olaylardan dolayı maddi tazminat talebinde bulunulmalıdır. Örneğin, diğer eş yüzünden borca girilmesi, diğer eşin kredi kullanması gibi talepte bulunan eşi zarara uğratan durumlar, genel nitelikli maddi tazminat kapsamına girmekte ve boşanma davasında talep edilmesi durumunda, ayrıca harç ödenmesi gerekmektedir.

Maddi tazminat talebinde bulunan tarafın boşanma sebebiyle mevcut veya beklenen menfaatinin zedelendiğini kanıtlaması gerekir.

Manevi tazminatın miktarının belirlenmesi için, mevcut veya beklenen menfaatin ne kadar olduğunun belirlenmesi gerekir. Ancak bunun belirlenmesi kolay değildir. Bundan dolayı, maddi tazminatın belirlenmesinde hakime takdir yetkisi verilmiştir.

Hakim, maddi tazminat miktarını belirlerken, her iki tarafın sosyal ve ekonomik durumu, evliliğin süresi, tarafların kusur oranları, evliliğin süresi gibi hususları dikkate alacaktır.

Medeni Kanun 176/1 maddesi, şu hükmü içermektedir:

Maddî tazminat ve yoksulluk nafakasının toptan veya durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir.

Hakim, somut olayın durumuna göre, maddi tazminatın tek seferde veya irat şeklinde ödenmesine karar verebilir.

Manevi Tazminat

Boşanmanın ferisi olan manevi tazminat, TMK madde 174/2’de şöyle açıklanmıştır:

Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.

Taraflardan biri, aşağıdaki şartları karşıladığında manevi tazminat talep edebilecektir:

1. Evlilik birliği, boşanma ile sona ermiş olmalıdır. Evlilik birliğinin ölüm gibi başka sebeplerle sona ermesi durumunda, manevi tazminat talep edilemeyecektir.
2. Talepte bulunan eşin kişisel hakları, diğer eşin davranışlarından dolayı zarara uğramış olmalıdır.

Burada, karşı tarafın yaptığı her kusurlu davranışın kişilik haklarına zarar vermeyeceğine ve hangi davranışın kişilik haklarına zarar verici olduğuna dikkat edilmesi gerekir. Çünkü Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun vermiş olduğu 2022/120 E. 2023/378 K. sayılı ve 26.04.2023 tarihli kararına göre:

Yargıtayın manevi tazminatı gerektirmeyen evlilik birliğine ilişkin uygulamalarına göre salt boşanma kararı verilmiş olması olgusu nedeniyle manevi tazminat verilemez. Yargıtaya göre salt boşanmış olmak, kişilik haklarına saldırı niteliği taşımaz. Boşanma kararı verilmiş olması manevi tazminat ödenmesine gerekçe yapılamaz. Zira evliliğin sona ermesi, tek başına kişilik haklarına saldırı olarak kabul edilemez. Aynı şekilde birlik görevlerini yerine getirmemek, evin ihtiyaçları ile ilgilenmemek, ev kirasını veya faturaları ödememek, evi sebepsiz terk etmek, eve bakmamak, eve geç gelmek, bağımsız konut temin etmemek, birlikte yaşamaktan kaçınmak, çalışmamak, sık iş değiştirmek, mali yükümlülükleri yerine getirmemek, dava açarak fiili ayrılığa sebebiyet vermek gibi kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu kabul edilmeyen kusurlu davranışlar nedeniyle manevi tazminat ödenmesine karar verilemez.

Yargıtay kararına göre, kusur olarak kabul edilebilecek her davranışta kişilik hakkının zedelenmediği ve bundan dolayı da her boşanma davasında manevi tazminatın hükmedilemeyeceği unutulmamalıdır.

3. Aleyhine manevi tazminat talep edilen eş, boşanmada kusurlu olmalıdır.
4. Tazminat talebinin konusu, boşanmaya sebep olan olaylar olmalıdır. Üçüncü kişilerin davranışları gibi boşanmaya sebep olmayan olaylardan dolayı tazminat talep eden eşin kişilik hakları zarara uğratılmış olsa bile, burada talep edilecek manevi tazminat, boşanmanın ferilerinden değildir. Bu durumlarda, kişi, genel manevi tazminat talep etmek için dava açmalı ve harç ödemelidir.

Boşanma davalarında manevi tazminat miktarının belirlenmesi de yine hakimin takdirine bırakılmıştır. Hakim, manevi tazminat miktarını belirlerken kusur oranlarını, evlilik süresini, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını dikkate alacaktır.

Manevi tazminat da maddi tazminatta olduğu gibi, toptan veya irat şeklinde ödenebilir. Manevi tazminatın hangi şekilde ödeneceğine hakim karar verir.

Nafaka

Çekişmeli boşanmanın diğer bir ferisi ise nafakadır. Nafaka, boşanma davalarında önem arz etmektedir. Çünkü boşanma davasında iki tür nafaka talep edilebilir ve bunların talepleri konusunda ayrı ayrı şartları bulunmaktadır.

Tarafların çekişmeli boşanma davasında talep edebilecekleri nafaka türleri şunlardır:

1. Yoksulluk Nafakası

Yoksulluk nafakasının şartları, TMK madde 175’te sayılmıştır. Buna göre:

Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.
Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.

Madde metninden de anlaşılacağı üzere, yoksulluk nafakasını boşanma sebebiyle yoksulluğa düşecek taraf talep eder. Ayrıca, bu kişinin kusurunun diğer eşe göre daha ağır olmaması gerekir. Eğer kişinin kusuru daha ağır ise, yoksulluğa düşüyor olsa bile yoksulluk nafakası hükmedilemeyecektir.

Yoksulluk nafakasında taleple bağlılık ilkesi geçerlidir. Yani hakim tarafların talep ettiklerinin üzerinde bir nafaka miktarı öngöremeyecektir. Bunun için boşanma davalarının uzun süreçli davalardan olduğu da unutulmayarak makul bir nafaka talebinde bulunmalıdır.

2. İştirak Nafakası

İştirak nafakası, TMK 182/3-4 fıkralarında şöyle açıklanmıştır:

Velâyetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlâk bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.
Hâkim, istem hâlinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen bu giderlerin gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.

Hukuk sistemimiz, iştirak nafakası ile velayeti kendisinde olmayan tarafın çocuğun ihtiyaçlarına katılmasını zorunlu hale getirmiştir. Bu zorunlu hal ile velayeti kendisine verilmiş tarafa çocuğun bakımına ilişkin ağır sorumluluklar yüklenmemesi öngörülmüştür.

İştirak nafakası, çocuğun üstün yararı ilkesi gereğince kamu düzenine ilişkindir. Ancak hakimin taleple bağlı olduğu da unutulmamalıdır. Hakim, çocuğun yararını da göz önünde bulundurarak, velayeti kendisine verilmemiş tarafın maddi gücü oranında iştirak nafakasına hükmedecektir.

Velayet

Çekişmeli boşanmanın ferilerinden sonuncusu ise velayettir. Velayet, anne ve babanın çocuğun kişilik ve malvarlığının korunması ve çocuğu temsil hususunda sahip oldukları hak ve yükümlülüklerdir. Evlilik birliği süresince, velayet, anne ve babada ortak olarak kullanılmaktadır.

TMK madde 182/1’ye göre, hakim, boşanma kararı verdikten sonra, anne ve babanın haklarını ve çocuk ile kişisel ilişkisini düzenler. Hakim, velayeti hangi tarafa vereceği hususunda karar verirken çocuğun üstün yararı ilkesine dikkat eder.

Dava süreçlerinde velayete ilişkin karar verilirken SİR olarak kısaltılan sosyal inceleme raporları önem arz eder. Sosyal inceleme raporları, pedagog vasıtasıyla elde edilen bir rapordur. Burada, pedagog, öncelikle çocuğun yaşadığı eve gider ve çocuğun anne ve baba ile olan ilişkisini inceleyerek, çocuğun velayetinin hangi ebeveynde bulunursa yararına olacağına ilişkin bir rapor oluşturur.

Hakim, sosyal inceleme raporunu ve çocuğun üstün yararı ilkesini de göz önünde bulundurarak, velayeti ana veya babadan birine verir.

Ancak hakimin verdiği işbu karar kesin değildir. TMK madde 183’e göre, ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde, hâkim, re’sen veya ana ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alarak velayetin değiştirilmesine karar verebilir.

Görüleceği üzere, hukuk sistemimizde boşanma sonrasında velayet, taraflardan birine verilir ve evlilik birliği süresince devam eden ortak velayet sona erer.

Peki boşanma sonrasında ortak velayet talep edilebilir mi?

Son zamanlarda hukuk sistemimizde tartışma konusu olan konulardan biri de ortak velayet hususudur. TMK madde 336/2’nin şu hükmünden hareketle boşanma sonunda ortak velayetin olamayacağı düşünülmüştür:

Ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkim, velâyeti eşlerden birine verebilir.

Ancak Yargıtay’ın vermiş olduğu son kararlarda, yabancı mahkeme kararlarını göz önünde bulundurarak boşanma sonrasında ortak velayetin olabileceği de belirtilmiştir.

Çekişmeli boşanma sonrasında ortak velayete karar verilebilmesi için şu şartlar aranmıştır:

1. Ortak velayet, çocuğun üstün yararına uygun olmalıdır.
2. Tarafların bu konuda anlaşmış olması gerekir. Aksi takdirde, çekişmeli boşanma süreçlerinde müşterek çocuk anne ve baba arasında birbirine karşı kullandıkları bir silaha dönüşebilir.
3. Sosyal inceleme raporunda anne ve babanın ortak velayete sahip olmasının çocuğun yararına olduğu belirtilmiş olmalıdır.

Böyle bir durumda da boşanma sonrasında, anne ve baba, çocuğun ortak velayetini sürdürmeye devam edebilirler.

Anlaşmalı Boşanmanın Ferileri

Anlaşmalı boşanma davası ferileri de yukarıda sayılan hususlardır. Çekişmeli boşanma davasından farklı olarak anlaşmalı boşanma davasında hazırlanan protokolde tüm bu ferilere ilişkin hükümlerin bulunması, tarafların bu hususlarda anlaşması ve bu anlaşmanın hakim tarafından da kabul görmesi gerekir.

Ayrıca, anlaşmalı boşanma protokolünün geçerli olabilmesi için, tarafların boşanma davasının ferileri hakkında her konuda açıkça anlaşmış olmaları gerekir. Örneğin, protokolde sadece “Manevi tazminat ödenecektir.” gibi bir ibarenin olması yeterli değildir.

Tarafların tazminat ve nafaka konusunda anlaşma yaparken, miktar, ödeme şekli, hangi hesaba ne zaman ödeneceği gibi hususlarda açıkça anlaşmış olmaları gerekir. Protokolde, velayet ve kurulacak kişisel ilişki konusunda da açık hükümlerin olması gerekir.

Boşanma davası süreci, uzun soluklu ve dikkat ve özenle iyi bir hukuk bilgisi ile sürdürülmesi gereken bir yoldur. Eksik bilgiler dolayısıyla, hem süreç daha fazla uzayabilir hem de ağır hak kayıplarına uğranılabilir.

Bundan dolayı, taraflar, boşanma davalarında deneyimli avukatlardan hukuki destek almalıdır. Bu sayede, süreç, daha kısa sürede sonuçlanabilir ve hak kayıpları, en aza indirilebilir.

Siz de boşanma davalarınızda destek talep ediyorsanız, avukatınızla iletişime geçebilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir