Kutsal Başkalaşım ve Yeniden Doğuş Ağacı
Bilimsel adı Taxus baccata olan porsuk ağacı Buzul Çağı öncesinden günümüze gelen ve çağlar boyunca da o haliyle insanlığın saygı duyduğu ve kullandığı eski bir ağaç türüdür. Kuzey yarım kürenin tüm ırkları, özellikle Yunanlar, Keltler, Romalılar, Kuzey Amerika Yerlileri bu alışılmamış ve olağanüstü ağaç hakkında haklı ve güçlü bir anlayışa sahiptirler. Uzun ömürlülükleri ve asıl kök gövdeleri içerisinden yeni gövdelerinin eşsiz biçimde yetişmesi nedeniyle günümüzde bazı porsuk ağaçlarının 4000 yaşına kadar yaşadıkları ve varlıklarını çağlar ve tarih boyunca sürdürdükleri tahmin edilmektedir. Elbette porsuk ağacı ölümsüzlük, yenilenme, yeniden oluşma, ölümsüz hayat, yeniden doğuş, başkalaşım ve ahirete ve atalarımıza kavuşma ile ilişkilidir.

Asya’nın, Ön Asya’nın, Hindistan’ın, Avrupa’nın, Kuzey Afrika’nın ve Kuzey Amerika’nın kuzey ılıman kuşağında yaklaşık 10 farklı porsuk ağacı türü bulunmaktadır. Bunların hepsinin 200.000.000 yılı aşkın bir süre önce ortaya çıkan Triyas dönemi kalıntıları arasında bulunmakta olan Paleotaxus rediviva’dan türediğine inanılmaktadır. Son zamanlarda, bunların dışında 140.000.000 yıl öncesindeki Jura devrine ait porsuk ağacı fosilleri bulunmuştur. Bu nedenle, porsuk ağacı uyum sağlaması ve günümüzde yaşayan çoğu türden daha uzun yaşamanın yollarını bulması sayesinde gezegenimizin geçirdiği büyük iklimsel değişimlerde hayatta kalmayı başarmıştır. Avrupa turbalıklarında yapılan polen sayımlarına göre porsuk ağaçları Buzul Çağı devrinde günümüzden daha bol miktarda yetişiyordu. Buzullar kuzeye doğru çekildikçe Avrupa’nın büyük ormanlarındaki porsuk ağacı düzeyi % 80’e kadar ulaştı. Ancak, bu seviye o devirlerden bugüne kadar sürekli azalma halindedir.
Eski porsuk ağacı kerestesinden aletler ve araçlar tüm Avrupa’daki müzelerde bulunabilir. Yavaş büyüyen bir ağaç olduğu için eskiden mızraklarda, fıçı tahtalarında, küçük av yaylarında ve son olarak Ortaçağ’ın ünlü uzun yaylarında kullanılmış sert ve esnek olan sık dokulu keresteye sahiptir. Okların ucu porsuk ağacından elde edilen zehirle kaplanıyordu. Tüm ağacı zehirlidir: kerestesi, kabuğu, iğne yaprakları ve tohumu. Zehirli olmayan tek kısmı tohumunun etli kısmıdır. Ağacına elinizi sürerseniz ya da kerestesi ile çalışırsanız porsuk ağacının tehlikeli özelliklerinin bilincinde olun! Ölüm ağacı olarak bilinmelerinin sebeplerinden biri de budur.
Porsuk ağacı Hekate tanrıçası ve üçlü tanrıçanın acuze yönü için kutsaldı. Her ikisi de Ölüler Diyarı’nın, ölümün ve ahiretin bekçileridirler. Hayli sayıda eski porsuk ağaçlarımızın pek çoğu kilise bahçelerinde bulunmaktadır. Kiliseler inşa edilmeden önce bunların aynı yerde bulundukları şüphesizdir. Pek çok kilise ve kilise bahçesi bir zamanlar muhtemelen Druidlerin kutsal korularının mirası olan bir porsuk ağacı halkasının içerisinde duruyorlardı. Wiltshire kontluğundaki Amesbury kentinde bir kilise bahçesinde 14; yine aynı kontluğun batısındaki Bradford-on-Avon kentinde 18 porsuk ağacı vardır. Hepsi gizli pınarların üzerinde yetişmektedirler. Ayrıca, Gloucestershire kontluğunun Painswick köyünün bir kilise bahçesindeki 99 porsuk ağacı da boğum noktalarında ya da gözlerde bulunmaktadır. Porsuk ağaçlarının bu kudretli yerlerin işaretlenmesi ve korunması maksadıyla yetiştirilmiş olması muhtemel görünmektedir. Porsuk ağaçlarının yeni bir tarihlenme sistemi bazı en eski ve korunmuş porsuk ağaçlarımızın 4.000 yaşında olduğunu ve önceden sanıldığı gibi 1.500 yaşında olmadığını göstermektedir.
Kötülükten korunmada, atalarınızla bağlantı kurmanızın sağlanmasında, rüyaların ve ahiret yolculuklarının getirilmesinde, eski büyücülüğün simgelenmesinde porsuk ağacının en etkin olduğu kabul edilmektedir. Sıcak havada şamanların önsezi kazanmak için teneffüs ettikleri reçineli bir buhar bırakır. Porsuk ağacı kerestesi ölülerle ve derin olarak saygı duyulan atalarla bağlantısından dolayı özellikle Keltlere göre büyüsel olarak görülüyordu. Arkeologlar son zamanlarda eski kaynak ve kuyu yerlerinde muhtemelen adak sunuları olan iyi korunmuş porsuk ağacı oymaları bulmuşlardır. Zaten, büyüsel olarak tanrıçalarla ve tanrılarla ilişkili olduğundan porsuk ağacı bu amaç için düşünülebilirdi. Avrupa ormanlarında kerestesi en dayanıklı olan o idi ve daha gerçekçi biçimde yoğun ve ağır bir kerestesi olduğundan suyun içerisinde de battığı söylenmektedir. Oyulması oldukça kolaydır ve iyi parlatılabilen koyu kırmızı özü olmakla birlikte altın turuncusu rengine sahip doğal ağaçlarımızın en güzel olanıdır. Geçmişte tekerleklerin ve dişli çarkların, kaşıkların, kulpların, kaselerin ve herhangi bir tornalı parçanın yanında lavtanın gövdesinin yapımında kullanılıyordu, ancak kutsal oymacılıkta kullanılacak derecede de mükemmel bir ağaçtır. Yine de porsuk ağacı kerestesinin zımparalanmasında ortaya çıkan tozun bile zehirli olduğu ve çalışma ortamı ile biçiminize büyük özen gösterilmesi gerektiği de belirtilmelidir.
Porsuk ağacı Druidlerin bilgeliklerini şifrelediği bir Kelt sistemi olan Ağaç Oghamı’ndaki (bir yazı çeşidi) 20 ağacın sonuncusudur. Her bir manevi anlayış, ilk harfi bir alfabe sistemi yaratmakta olan bir ağaç ile temsil edilmektedir. Her bir harf ortadaki bir gövde çizgisi üzerindeki ya da içerisinden geçen bir çizgi olarak yazılmaktadır. Bu simgeler, İrlanda’daki ve Galler’deki bazı dikilitaşların kenarlarında bulunabilir ancak bunlar porsuk ağacının değnekleri üzerine oyulmuş halde muhtemelen büyüsel ve haberleşme amaçlı oluyorlardı. Bu, Druidler tarafından sessiz bir iletişim sistemi olarak kullanılmış olup bazı Ortaçağ müsveddelerinde de kayıtlıdır. Porsuk ağacının, “Idho”nun ya da “I”nın yeri avuç içinden kendisini ayıran çizgide, Merkür (tanrı) parmağının (serçe parmağı) tabanındaydı. Serçe parmağının porsuk ağacıyla bağlantısı, onun kutsal olduğu ölüm tanrıçası Hekate’nin ya da diğer ismiyle (Merkür’ün annesi) Maya’nın başkanlık ettiği yere Merkür’ün ruhları iletilmesiyle yapılmaktadır. Ogham simgesi, orta gövde çizgisi olarak, kaval kemiği kullanılarak ve yatay olarak boydan boya geçirilerek üzerine 5 parmak konularak da sessiz biçimde iletilebiliyordu.

Porsuk ağacı, ağaç oghamı Idho, ahiretteki atalarınız, rehberleriniz ve koruyucularınız aracılığındaki ruhsal yardımın bağlantısıdır. Porsuk ağacı, burada bize, bu maddesel düzlemin ötesinde başka varoluş düzeyleri olduğunu hatırlatmaktadır. Kendimiz için yarattığımız yaşamın yanıltıcı doğasını anlayarak hayatımızı daha bilinçli olarak sürdürebiliriz. Çoğunlukla ölüm bir kayıp duygusu ile yüklüdür ancak porsuk ağacı bize dönüşüm biçimi olarak ölümü ve onun asla son olmadığını öğretebilir.
Porsuk ağacından edindiğimiz bilgi onu şifa yönünden son derece önemli bir ağaç yapmaktadır. Ölüm korkumuzla baş etmemizde ve bu korkumuzdan kurtularak yaşamlarımıza daha büyük bir dinginlik getirilmesinde bize yardımcı olabilir. Ölüm bir şeyin bitişini ilan eder. Bu, fiziksel ölüm veya eski yaşam biçimi ya da daha önceki olaylara bakış biçimi olan eski benliklerimizin ölümü olabilir. Her bir son, her bir ölüm, yeni bir başlangıç, gelecek ve başkalaşımdır. Bazen yenisinin ya da yenilerinin başlayabilmesi için durumun bitmesi veya nesnelerin ölmesi gerekir ve yeniden doğuşun anlaşılması daima sınırlarımızın ötesini görmeyi gerektirir.
Porsuk ağacı, yardımcılarımız ile rehberlerimiz tarafından bize verilen mesajları anlama ve alma yeteneklerinin artırılması sayesinde ahiretle iletişimin açıklığını artırmak ve öbür dünya yolculuklarına yardım etmek için kullanılabilir. Kendimizi sezgiyle bu mesajların yorumlamasına açarak ve anladıklarımızı ileriye taşımak için sezgilerimize güvenerek çark döndükçe ve bir durumun ölmesi bir başkasının doğumunu ilan ettikçe bir miktar ilerleme elde edebiliriz.
Büyüsel olarak porsuk ağacı ruhların çağrılması ve herhangi bir ahiret iletişimi için kullanılmaktadır. Bu, ahirete girişin en kolay olduğu, rüyaların en etkili olduğu ve atalara ulaşmanın en olası olduğu “Samhain vakti” ile bağlantılıdır. Porsuk ağacı, her ikisi de Jüpiter tarafından idare edilen ve başkalaşımın olumlu yararları olan, “yr” ve “eolh” runik harfleri ile bağlantılıydı. Çağdaş bir büyüsel bitkiler ansiklopedisine göre porsuk ağacı dişil olmakla birlikte unsuru su, gezegeni ise Satürn’dür. Ancak, ölümün ve değişimin, başkalaşımın ve yeniden doğuşun gezegeni olduğu için Plüton bana çok daha uygun bir gezegen gibi görünmektedir. Porsuk ağacı ayrıca Plüton’un idaresindeki “Akrep takımyıldızı”na su unsuru ve Samhain vasıtasıyla bağlanmaktadır.
Bazen düşükleri harekete geçirmekte kullanıldığı için “yasak ağaç” denilmesine rağmen porsuk ağacı zehirli olduğu için bitkisel ilacı bulunmamaktadır. Kuzey’de porsuk ağacı arama çubuğu ile maden arama faaliyetleriyle kayıp malların bulunması için kullanılıyordu (ataların yardımını mı sağlıyor acaba?). Arayan kişi önünde ekibini mallara yöneltecek bir porsuk ağacı dalı taşıyordu ve takımıyla birlikte iken işe koyuluyordu. İskoçya’daki porsuk ağacına dair garip bir inanışa göre bir kişi sol elinde bir porsuk ağacı dalı tuttuğunda ortamdaki diğer herkes duyabilse dahi kendisinden bahsedilen kişi duyamadan o kimse hakkında konuşabilmektedir. Bu, bir kimse hakaretlerinden ötürü cezalandırılmadan kabileyi bir şef aleyhinde etki altına almak istediğinde faydalı olmuş olabilir.
Porsuk ağacı uzun süredir ülkeden ülkeye ve bölgeden bölgeye değişkenlik gösterebilmekte olan defin geleneklerinin parçası olmuştur. Bunlar, esasen ya bedenin altında mezara ilave edilmiş ya da lahdin tepesine eklenen porsuk ağacı filizlerinin taşınmasını kapsar. Suffolk kontluğunda bazı porsuk ağaçları Noel Arefesi süslemeleriyle eve gelirse uğursuz ve “yıl bitmeden önce aileden birinin öleceğinin kesin işareti” sayılıyordu. Ancak, Derbyshire kontluğunda kilise bahçesinden alındığına ve özellikle pencere çevresindeki süslemelerin parçası olarak kullanıldığına dair hiçbir izah olmamasına rağmen, Noel’de eve getirilen her dem yeşil ağaçlara porsuk ağacının eklenmesine özen gösterilir. Porsuk ağacı ayrıca günümüzde halen Derbyshire kontluğunda “petallerden resim yapılıp eski kuyuların ve pınarların yanına yerleştirilmesi” geleneğinde iyi giyimli resimlerin çevresine yerleştirilir.

Folklorumuzun bu denli zengin olması nedeniyle genellikle Hristiyanlık altında varlıklarını sürdürmelerinin neticelerinde karşımıza çıkan pek çok inanç, batıl inanç ve korku katmanı bulunmaktadır. Çağlar boyu yaşayabilmekte olan porsuk ağacı Kelt ve Druid öğretilerine ve Hristiyan kilisesine rağmen insanlığın ilk zamanlarından Kova Çağı’na kadar içsel ölüm ve yeniden doğuş anlamını sürdürmüş görünmektedir. Muhtemelen bunun nedeni insan yaşamlarının nesilleri boyunca aynı kutsal güç noktası üzerinde, aynı yerinde durmasıdır.
Ülkemizde sahip olduğumuz eski porsuk ağaçlarının pek çoğu kilise bahçesinde korunmaktadır. Bunların büyük çevrelerinden ve bu nedenle büyük yaşta olduklarından bahseden açıklamalar tüm tarihsel metinlerde belgelenmektedir. Geçmişte bunlardan, boyutlarından ve uzun ömürlü olmalarından dolayı sınır işaretleri olarak yararlanılıyordu ve koyu renkli dalları onların manzara içerisinde ayırt edilmelerini sağlıyordu. Druidler tarafından ekilen porsuk ağacı koruları, eski yolların yanında, kutsal yerlerde, doruklarda, bayır sırtında uzanan yollarda ve mezarlıklarda yaygın idi. Kabile reisleri, bilgeliklerinin ve bilgilerinin porsuk ağacının perileriyle birleşecekleri ve bu nedenle ilerideki kabile nesillerinin halen onlara erişebileceği şeklindeki sıkı inançla porsuk ağaçlarının altına gömülüyordu.
Bu eski zamanlara ait belgelenmiş ağaçların pek çoğu artık yoktur, ancak son yıllarda porsuk ağacına ilgide bir yükseliş olmuştur ve artık halen elimizde bulunan mevcut birkaç kitap vardır. Bu muhteşem ağaçları ziyaret ederek ve uzun zaman önceki çağların muhteşem bağlantısına dokunarak hacılık yapmak mümkündür. Arkadaşımın kişisel “mücadele”si porsuk ağacıdır ve Cornwall’daki St Michael’s dağından başlayıp yukarıya doğru Glastonbury şehri, Avebury köyü Taş Anıtları, Bury St Edmunds pazar yeri kasabası istikametinden geçerek Norfolk sahilindeki Hopton’da biten eski zamanlara ait büyük Michael ve Mary hatları (ley lines) boyunca ondan mümkün olduğunca çok dikmektedir.

Porsuk ağaçları çeliklerle, tohumla, aşılamalarla ya da daldırmayla çoğaltılabilir. Ayrıca iyi bir şekilde başka yere dikilebilmekte olan büyük ağaçlarının yanında yetişen küçük ağaçlarına da rastlamak mümkündür. Bunlar nemli, verimli, kumlu balçık toprağı tercih eder ancak içi suya doymuş toprak ve yapışkan ıslak kil haricindeki çoğu toprakta iyi yetişirler. Üstelik kireçtaşı üzerinde de yetişirler. Kirliliğe dirençlidirler ve uzun ağaçların gölgesinde gelişebilirler fakat bizzat kendilerinin yaydığı gölgede pek azı gelişir.
Porsuk ağacının diğer türlerin üremelerinde de yararlı olduğu bulunmuştur. Bizzat denemediğim halde öğütülmüş porsuk ağacı ile suyun karışımına batırılmış çeliklerde daha hızlı ve sağlıklı kök büyümesi görülmektedir. Yan dallardan alınan porsuk ağacı çelikleri genellikle çalımsı bitkiler oluşturur; oysa, dikine tepeye yönelenlerden alınanlar daha muhtemel olarak ağaç meydana getirmektedir.
Son yıllarda porsuk ağacının kabuğunda bulunan bir kimyasal madde olan “taksol”un hücre büyümesini ve hücre bölünmesini engellemesinin yanı sıra kanserle mücadele konusunda bazı ümitler verebileceği anlaşılmıştır. Bundaki en büyük sorun küçük miktarlarda taksol üretilmesi için bile son derece devasa miktarlarda kabuğa ihtiyaç duyulmasıdır.
Kuzey Amerika’nın Pasifik porsuk ağacının kabuğunun en yüksek miktarda taksol içerdiği bulunmuştur ancak kabuğu sadece 1 inçin 1/8’i kalınlığındadır. 10 inç çaplı 200 yıllık bir ağaç daha sonradan 0,2 g taksol elde edilecek olan 2,72 kg kabuk meydana getirmektedir. Bir hastanın tedavi edilmesi için gereken miktar 2 g olup bunun tedarik imkanını imkansızlaştıracağı ve porsuk ağacının soyunun tükenmesine yol açacağı oldukça açıktır. Tüm çabalarına rağmen bilim adamları taksolun yapay çeşidini elde edememişlerdir. Artık, araştırmacılar sürgünlerden ve yapraklardan taksol çıkarmanın yollarını aramaktadır. Sürdürülebilir bir kaynak olarak porsuk ağacı ormanlarının yetiştirilmesi mümkündür. Dalların budanması muhtemelen yaprakların ve sürekli, potansiyel olarak artan bir ham madde kaynağının büyümesini harekete geçirir. Daha hızlı büyüyen ve daha fazla miktarda taksol edilebilen çeşitlerle deneyler yapılmaktadır. Bu potansiyelin gerçeğe dönüştürülmesi için sürdürülebilir bir çözüm bulunması gereklidir. Zaten ABD’deki bilim adamları araştırma programları süresince binlerce porsuk ağacını yok etmiştir ve artık İngiliz porsuk ağacı bu değerli araştırmada kullanılmaktadır.
Büyük Britanya’da son on yılda porsuk ağacına gösterilen ilgi bu harika ağaçlar konusundaki farkındalığı artırmıştır. İnsanlığa daha yakın biçimde kilise bahçelerimizde yaşayan yaklaşık 250 porsuk ağacımız vardır ve umarım, bize himayelerini sundukları için eski bilge ağaç perileri ile bu temas tüm dünyadaki porsuk ağaçlarının korunmasına yardım edecektir. Ağaçlarla iletişim almaya açık olanlar için çok gerçek bir olaydır. Kiliseleri ve köyleri yeniden porsuk ağacı yetiştirmeye teşvik eden dev bir ağaç ekme programı Büyük Britanya’da David Bellamy önderliğinde başlatılmıştır.
Atalarımız porsuk ağacına diğer tüm ağaçların üzerinde saygı göstermiştir. Her zaman kutsal tutulmuş ve yeniden doğuş ile ölümle bir bağlantı olarak görülmüştür. İlk insanlar tarafından öldürme aracı olan silah yapımında kullanılmasına rağmen, artık, binlerce yıl sonra kanser hastalarının ölümünün engellenmesini sağlayabilmesi için yararlanılmaktadır. İster tedavi edilsin ister edilmesin kanserli her kişinin ölümüyle yüzleşmek zorunda kalacağını göz önüne alırsanız o, bu ağacın insanlıkla yeniden güçlü bir bağlantısı olmaktadır. Porsuk ağacının en değerli yeteneklerinden biri daha derin bir yaşam deneyimi ile zenginleştirilmiş, berrak içgörü, anlayış getirecek olan korkudan sıyrılıp gerçekliğimizden ötede olanlarla iletişime ilerlemeleri için insanlara ölüme dönme ve onunla yüzleşme fırsatı vermesidir.
Kaynak: http://www.whitedragon.org.uk/articles/yew.htm
Çeviren: Yalçın Ceylanoğlu
HER HAKKI MAHFUZDUR.
