Tüm 19 iklim parametresinin muhafazakar modele dahil edilmesi, Avustralya’nın, biri Queensland’deki Cape York Yarımadası’nın ucunda bulunan; diğeri ise, Kuzey Toprakları’ndaki (NT) Tiwi Adaları’ndaki (yukarıdaki soldaki haritadaki gri gölgelerle gösterilmiştir) 2 küçük alanının, C. diversus için uygun olduğunu göstermiştir. Sadece 4 parametreye (yaz sıcaklığı, kış sıcaklığı, yaz yağışı, kış yağışı) dayalı olan, az sınırlayıcı bir model, yukarıdaki sağdaki haritada gölgeli alanlar ile gösterilmektedir. Salınım alanları, yoğun siyah halkalarla gösterilmektedir. Kuzey Toprakları’nın (NT) kuzeyindeki ve Batı Avustralya’daki birkaç yayılmış alanla birlikte, az sınırlayıcı modeldeki ana uygunluk alanı, uzak kuzey tropik Queensland’dadır. Az sınırlayıcı model tarafından, uygun olarak gösterilen alan içerisinde, sadece, tek bir doğaya salıverme (sağdaki haritada, okla gösterilen Mossman’da) gerçekleşmiştir. Bu suretle, uygun olmayan iklimden ötürü, diğer salınımlarda, muhtemelen, yerleşme şansı düşük olacağından, potansiyel olarak başarılı salınımların sayısı, bire düşmektedir.
Onitis westermanni’nin ve Copris fallaciosus’un yerleşememesi, her bir türden, 6.000 tanesi doğaya salındığı için, hayal kırıklığı yaratmaktadır. C. fallaciosus’un bir bireyi, salınımdan bir yıl sonra bulunmuştur, ancak o tarihten bu yana, hiçbiri kaydedilmemiştir. Halen, zayıf bir yerleşebilmiş olması ve belirlenmeden kalması ihtimali mevcuttur. Copris fallaciosus, kuluçka bakımı yapan bir türdür ve C. hispanus’tan ve C. elphenor’dan daha fazla sayıda doğaya salındığı göz önüne alındığında, yerleşememesi, daha da şaşırtıcıdır.
AVUSTRALYA’DAKİ BOK BÖCEKLERİNİN YENİDEN DAĞILIMI
YENİDEN DAĞILIM VERİLERİNİN KAYNAKLARI
Bok böceği yeniden dağılımının birkaç safhası mevcuttur.
x İlk yeniden dağılımlar, asıl bok böcekleri salınımları dönemi esnasında yapılmıştır (1968-1984). Kın kanatlılar, CSIRO kın kanatlı salınım programının parçası olarak, hasatlanıp yeniden dağıtılmıştır. Bu, ayrılarak yetiştirilmiş kın kanatlıların doğaya salınmasıyla, aynı zamanda meydana geldiği için, kayıtlar, Bölüm 2’deki asıl salınım verileri içerisine dahil edilmiştir.
x Yeniden dağılımın ikinci safhası, 1989-1995 yıllarında gerçekleşmiştir. Mandıra Araştırma ve Geliştirme Kurumu (şimdiki adı Mandıra Avustralya); biri, CSIRO tarafından yürütülen, diğeri ise, WADA tarafından idare edilen, her iki projeyi de parasal olarak desteklemiştir. Her ikisinin sonuçları, Bölüm 2’ye dahil edilmektedir. 3,5 milyondan fazla kın kanatlı, bu dönem esnasında, yeniden dağıtılmıştır.
x 1993’ten beri, Soilcam tarafından, önemli yeniden dağılım faaliyeti yüklenilmiştir. Bu yeniden dağılımların yerleri, Bölüm 2’deki haritalara dahil edilmemektedir, ancak geniş yeniden dağılım alanlarına, metinde yer verilmektedir. 18 türün 3.400’den fazla kolonisi, şimdiye kadar, esasen, güneydoğu Avustralya’da olmak üzere, Soilcam tarafından, yeniden dağıtılmıştır.
x Bölgesel ve resmi olmayan yeniden dağılım faaliyetleri, özellikle son on yıl esnasında, ara sıra meydana gelmiştir. Bunların özellikle Queensland 2001-2002 Bok Böceği Projesinden ve Yeni Güney Galler’deki (New south Wales) Kuzey Platoları Bok Böceği Ekspresi projesinden gelen bazılarının sonuçları, bu rapora dahil edilmektedir. Ancak, bireylere ve yerel gruplara ait, çoğu yeniden dağılım kayıtları, merkezi veritabanı ile birleştirilmemiştir ve anında ulaşılabilir değildir.
YERLEŞME NE KADAR SÜRMÜŞTÜR?
Türün doğaya salınmasıyla, bilinen yerleşmesi arasında geçen zamana bakmak konu hakkında fikir vermektedir (Tablo 1) . Bu dönem, sadece, tür belirlenebilir hale gelene kadar geçen zamandan değil, aynı zamanda, araştırma faaliyetinin zamanlamasından ve yoğunluğundan etkilenmektedir. Yerleşen 23 tür için, fark edilen yerleşme süresi; 2 yıldan az (7 tür için), 2-2,9 yıl (7 tür için), 3-3,9 yıl (4 tür için), 4-4,9 yıl (1 tür için), 5-5,9 yıl (1 tür için), 7-7,9 yıl (1 tür için) ve 8-8,9 yıldır (2 tür için). Bunların ortalaması; 3,5 yıl olmuştur.
.
Bu süreler, yeniden dağılımı üstlenecek gruplar için, göz önünde tutulmalıdır. Sadece, türle yeniden karşılaşılması birkaç yıl almaz, aynı zamanda, etkisinin önemli hale gelmesi, birkaç yıl daha alabilir.
AVUSTRALYA’DAKİ BOK BÖCEĞİ DAĞILIMLARININ TAHMİN EDİLMESİ
İKLİMSEL UYGUNLUĞUN MODELLENMESİ
Bir bok böceği türünün dağılımı, pek çok unsur tarafından belirlenir. Bunların arasında önemli olanları, iklim, uygun dışkının mevcudiyeti, toprak tipi, doğal düşmanlar, bitki örtüsü ve doğal yaşam ortamıdır. Bu unsurların etkisi, her bir tür için değişecektir. Ancak, diğer özelliklere bakılmaksızın, bir alandaki iklim uygun değilse, tür, oraya yerleşmez.
Dışarıdan getirtilerek yerleştirilen bok böceği türleri için, iklimsel olarak uygun alanların tahmin edilmesi için, bu türün asıl bölgesinde oluştuğu iklime dayanarak, her bir türe yönelik bir model geliştirilmiştir. Kullanılan model, DIV-GIS programındaki BIOCLIM olmuştur.
BIOCLIM, şu 5 değişkenin aylık (ya da haftalık) değerlerlerine dayalıdır:
En yüksek sıcaklık
En düşük sıcaklık
Yağmur
Işık
Buharlaşma
Bunlardan, bir dizi biyoiklimsel parametre türevlenmiştir. BIOCLIM (DIVA-GIS’teki), bu parametrelerden 19’unu kapsamaktadır:
1) Yıllık ortalama sıcaklık
2) Ortalama aylık sıcaklık dağılımı
3) Eşsıcaklılık (2/7) (*100)
4) Sıcaklık mevsimselliği (STD*100)
5) En sıcak ayın en yüksek sıcaklığı
6) En soğuk ayın en düşük sıcaklığı
7) Yıllık sıcaklık dağılımı
8) En yağışlı çeyreğin ortalama sıcaklığı
9) En kurak çeyreğin ortalama sıcaklığı
10) En sıcak çeyreğin ortalama sıcaklığı
11) En soğuk çeyreğin ortalama sıcaklığı
12) Yıllık yağış
13) En yağmurlu ayın yağışı
14) En kurak ayın yağışı
15) Yağmur mevsimselliği (CV)
16) En yağışlı çeyreğin yağışı
17) En kurak çeyreğin yağışı
18) En sıcak çeyreğin yağışı
19) En soğuk çeyreğin yağışı
Tüm biyoiklimsel parametrelerin işin içerisine girmesi, tahmin edilen en sınırlayıcı dağılımı vermektedir. Bu, her bir tür için yürütülen ilk model olmuştur ve raporda, “muhafazakar model” olarak ifade edilen şeyi ortaya koymuştur. Bu parametrelerin çoğunun, kın kanatlının dağılımına etkisi olmayabileceği için, bunların işin içerisine girmesi, bir türün potansiyel dağılımının, olması gerekenden, daha düşük değerde ortaya konmasına neden olabilir.
Az sınırlayıcı model, daha sonra türevlendirilmiştir. Sadece gözlenen dağılıma en uygun olanı sağlayan parameteleri seçme eğiliminden kaçınmak için, kın kanatlı dağılımını, muhtemelen, en çok etkileyecek, önsel olarak nitelendirilen 4 parametrenin seçilmesi benimsenmiştir. Bunlar, en sıcak çeyreğin ortalama sıcaklığı (10. parametre), en soğuk çeyreğin ortalama sıcaklığı (11. parametre), en sıcak çeyreğin yağışı (18. parametre) ve en soğuk çeyreğin yağışı (19. parametre) olmuştur. Son iki parametre, yağmur mevsiminin indeksini ortaya koymuştur. Yıllık yağış (12. parametre), birkaç model içerisine dahil edilmiştir. Her bir model için kullanılan parametreler, Bölüm 2’deki türlerle beraber listelenmektedir.
Bu suretle, modeller, çok geneldir ve her bir türün özel biyolojisine göre biçimlendirilmemiştir. CLIMEX’in imkan sağlayabileceği daha türe özel yaklaşım, daha kesin ve güvenilir modeller ortaya koyabilir. Ancak, bu raporda sunulan modellerin, her bir türün, muhtemel, potansiyel dağılımına iyi bir tahmin oluşturabilmenin ve bu suretle, hangi türlerin, ileri derecede, yeniden dağılım potansiyeli olduğunun, yararlı bir göstergesini ortaya koymasının yanında, böyle yeniden dağılımlar açısından, uygun olabilecek genel alanları da sağladığına inanılmaktadır.
Özetle, modeller, her bir türün kendi doğal alanındaki dağılımından türevlenmektedir. Bu suretle, bunlar, her bir türün, Avustralya’da gözlenen dağılımından tamamen bağımsızdır.
ANAHTAR İKLİM PARAMETRELERİ
Bok böceği dağılımlarının önemli bir belirleyicisi, yağış miktarı ve yağdığı mevsimdir.
İKLİM MODELLERİNİN SINIRLAMALARI
Herhangi bir modellemeye ilişkin olarak, modellerin niteliği, sadece, içlerine yerleştirilen verilerin niteliği kadar iyidir. Kullanılan iklim verileri, türün doğal yayılımında kaydedildiği yerlerden sağlanmaktadır. Yer kayıtları, ya doğrudan bu kayıtların (özellikle Adrian Davis, Alan Kirk ve CSIRO arşivlerindeki kayıtlar) toplayıcılarından ya da doğrudan yayınlanmış eserlerden toplanmıştır. Özel bir ülkede, aynı isimde birden fazla yer bulunduğunda ya da gerçekte, böcek, özel bir yerleşim yerinden birkaç kilometre uzaktan toplandığında, bir tür etiketi, burayı gösterdiğinde hatalar meydana gelebilir. BIOCLIM modellemesi, uygun iklimin bir çerçeve içerisine alınmasına dayalı olduğu için, düzenleyen kişi, onu çarpıtabilir. Bu rapor için oluşturulan modeller, bu nedenle, ilk tahmin olarak kullanılmalıdır. Dağılım verilerinin niteliğinin daha detaylı modellenmesi ve dikkatli tayini; özel bir yeniden dağılım projesine, ciddi biçimde, yatırım yapmadan evvel üstlenilmelidir.
Benzer biçimde, “az sınırlayıcı” modellerin türevlendirilmesinde kullanılan parametreler, istenmeyen meyillerin ortaya çıkmasının engellenmesi amacıyla, tüm türlere uygulanabilen temel bir model sağlanması için seçilmiştir. Daha detaylı iklim gereksinimlerinin, bir tür için belli olduğu durumlarda, modeller, bu bilginin bütünleştirilmesi için, yeniden uygulanabilir. Ayrıca, biyolojik özelliklerin, modelin geliştirilmesiyle bütünleştirilmesini sağlayan bir program olan CLIMEX kullanılarak, tahmini dağılımların modellenmesi de yerinde olacaktır.
TAHMİNİ DAĞILIMLARDAKİ ANORMALLİK
Bir tür için, Batı Avustralya’nın güneybatısını uygun olarak gösteren, Bölüm 2’deki tahmini dağılımların çoğu, Denmark’tan Perth’in kuzeyine uzanan sahil şeridini kapsamamaktadır. Bu sayfanın sağ üst bölümündeki haritada, bunun bir örneği görülebilir. Batı Avustralya’nın bu güney bölümünün, modellerde ortaya çıkmamasının nedeninin anlaşılmasına yönelik bir girişimde, dağılımı, sadece, bu bölge ile sınırlı olduğu varsayılan bir böcek, böyle bir durumun, dünyada, başka nerede görüldüğünün belirlenmesi için modellenmiştir. Modelde kullanılan yerler, soldaki Batı Avustralya haritasında (gri halkalar) gösterilmektedir. 19 parametrenin tümünü içeren “muhafazakar model”e, Güney Afrika’daki Stellenbosch/Paarl çevresindeki dar bir alan haricinde, dünyada, uyan başka bir yer olmamıştır. Ortalama yaz sıcaklığını, ortalama kış sıcaklığını, yaz yağışını ve kış yağışını içermekte olan “az sınırlayıcı model”e ise, Akdeniz havzasındaki birkaç dar alan (kuzey Afrika, İtalya, Yunanistan) ile güneybatı Güney Afrika’daki küçük bir alan uymaktadır. Batı Avustralya’nın güneybatı sahiline gerçek anlamda uyan tek alan, orta Portekiz’de (sağdaki haritadaki gri gölgeli yerler) bulunmuştur.