
Kitabı Mukaddes’teki mor rengi, İbranicedeki mor ya da kırmızı-mor anlamına gelen ‘argomon’ ya da mor anlamındaki ‘argivon’ sözcüklerinden dilimize çevrilmektedir. Mor rengi, örneğin Tanrı’nın konutu ve Süleyman Mabedi’nin yapımında kullanılan malzemelerde bulunuyordu. Tanrı’nın Hazreti Musa’ya şu sözlerle emir verdiğini anlıyoruz :
Tanrı’nın Konutu’nu on perdeden yap. Perdeler lacivert, mor, kırmızı iplikle özenle dokunmuş ince ketenden olsun, üzeri Keruvlar’la ustaca süslensin. (Mısır’dan Çıkış 26:1)
Lacivert, mor, kırmızı iplikle özenle dokunmuş ince ketenden bir perde yap; üzerini Keruvlar’la ustaca süsle. (Mısır’dan Çıkış 26:31)

Yunanca ‘porfura’ (πορφύρα, ας) sözcüğü, mor ya da boya renginin çıkarıldığı bir kabuklu balık ya da midye türü olan mor balığı adlandırmaktadır. Bu tür, nispeten, nadir bulunuyordu ve bu nedenle de, mor boya, epey değerli idi. Mor ve mora boyanmış anlamındaki ‘porfurus'(πορφυροῦς) ve mor boya ya da bu renge boyanmış kumaş satıcısına değinen ‘porfuropolis'(πορφυρόπωλις) adlı iki Yunanca kelime daha bulunmaktadır. Bu bağlamda, Aziz Pavlus’ un Kitabı Mukaddes’ te aşağıdaki vaazı verdiği Lidya’yı düşünebiliriz:
Bizi dinleyenler arasında Tiyatira Kenti’nden Lidya adında bir kadın vardı. Mor kumaş ticareti yapan Lidya, Tanrı’ya tapan biriydi. Pavlus’un söylediklerine kulak vermesi için Rab onun yüreğini açtı. (Elçilerin İşleri 16:14)
Daha Fazla Bilgi
Mor rengi, örneğin aşağıda belirtildiği gibi Kitabı Mukaddes’te hükümdarlık ve konum ile ilişkilidir:
Mordekay, lacivert ve beyaz bir krallık giysisiyle, başında büyük bir altın taç ve sırtında ince ketenden mor bir pelerinle kralın huzurundan ayrıldı. Sus Kenti sevinç çığlıklarıyla yankılandı. (Ester 8:15)
Ayrıca, Kitabı Mukaddes’teki şu ayetlere bakınız: Hakimler 8:26; Daniel 5:7; Daniel 5:16.
İlgili Simgeler
Tanrı’nın Konutu’ndaki perdelerin yapımında mor iplik kullandırılmıştı. Bu bağlamda, mor hükümdarlığı ve Tanrı’nın Krallığı’nı temsil etmektedir. Perde, bizzat Tanrı ile ilişkili en kutsal eşyaların insandan ayrılmasını simgeler:
O sırada kral, Peygamber Natan’a, “Bak, ben sedir ağacından yapılmış bir sarayda oturuyorum. Oysa Tanrı’nın Sandığı bir çadırda duruyor!” dedi. (2. Samuel 7:2)
Ayrıca, mor örneğin Kitabı Mukaddes’teki Hazreti İsa ‘nın zengin bir adam hakkında anlattığı hikayede olduğu gibi zenginlik ve şıklık ile de ilişkilidir:
Zengin bir adam vardı. Mor, ince keten giysiler giyer, bolluk içinde her gün eğlenirdi. (Luka 16:19)
Mor, bozukluktan ve zenginliğin ayartıcı etkisinden bahseder:
Kadın, mor ve kırmızı giysilere bürünmüş, altınlar, değerli taşlar, incilerle süslenmişti. Elinde iğrenç şeylerle, fuhşunun çirkeflikleriyle dolu altın bir kâse vardı. (Vahiy 17:4)
‘Vay başına, vay!’ diyecekler.
‘İnce keten, mor ve kırmızı kumaş kuşanmış,
Altın, değerli taş ve incilerle süslenmiş
Koca kent! (Vahiy 18:16)
Hazreti İsa’ya hükümdarlık işareti olarak ama O’nun vaat edilmiş Kurtarıcı (Mesih) ve Hazreti Davud’un tahtının varisi olduğu iddiasıyla ile alay etmek için mor rengi giydirilmişti:
O’na mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler. (Markos 15:17)
O’nunla böyle alay ettikten sonra mor giysiyi üzerinden çıkarıp kendi giysilerini giydirdiler ve çarmıha germek üzere O’nu dışarı götürdüler. (Markos 15:20)
Kaynak: http://www.biblebasics.co.uk/colours/col12.htm
Çeviren: Yalçın Ceylanoğlu
HER HAKKI MAHFUZDUR.
