Ataşın Önemi

Ataşın Önemi adlı makalemizi severek okuyacağınızı umuyoruz.

Ataşın Önemi
Blog yazarı James Ward, sadece tarihlerini değil, aynı zamanda kültürel etkilerini anlamak için yaygın büro gereçlerini inceliyor.

2009 sonlarında, Londra’da yaşayan blog yazarı James Ward ile ressam Ed Ross (temelde Birleşik Krallık’ta büro gereçlerinin karşılığı olan) kırtasiyeyi (stationery) kutlamak için Stationery Club (Kırtasiye Kulübü) dedikleri bir eylem başlattılar. Ayda bir kez #stationeryclub etiketini kullanarak diğer Twitter kullanıcılarından yaygın nesne takdirleriyle katılmalarını isteyeceklerdi.

Ama 2010 başlarında, Ward’ın aklına dolma kalemler, tutturgaçlar (ataş) ve Post-it not kağıtlarıyla ilgili olması haricinde bir kitap kulübü gibi bizzat kulübü ağırlama fikri geldi. Bir blog yazısı yazarak insanlardan ona Londra’daki bir paba (içkili lokanta) katılmalarını rica etti ve bekledi. “Kimsenin gelip gelmeyeceğine dair hiçbir düşüncem yoktu. Az çok kendi kalemimi tutarken pabda tek başıma oturacağımı sanıyordum.” dedi ve ekledi: “Sonunda, tüm paba hakim olduk ve normal insanlardan geriye sadece bir masa kalmıştı… Tıpkı ‘Bu nasıl bir şey!’ durumundaydım.”

Ward’ın katılımı tahmin etmemiş olmasının sebebini anlamak kolaydır: büro gereçleri, açıkça sıkıcı bir sohbet konusuna neden olur. Ayrıca, günümüzün çalışma alanı, söz konusu büro gereçlerinin vazifesini yapan ekranlara (dizüstü ile masaüstü bilgisayarlara, tablet bilgisayarlara ve akıllı telefonlara) odaklanıyor. Ancak, Ward başkalarına sıkıcı görünen şeylerin hayranıdır. Her yıl, “çoğunlukla önemsiz ve anlamsız sayılan sıradan, olağan, bariz ve gözden kaçmış ama yakından incelendiklerinde çok büyüleyici olduklarını gösteren nesnelerin bir günlük kutlaması” olan The Boring Conference’a (Sıkıcı Konferans) ev sahipliği yapıyor. Üstelik, bu yıl ABD’de salı günü The Perfection of the Paper Clip (Tutturgacın Mükemmelliği) adlı kitabında yayınlanan çeşitli eşyalarının icadı hakkında bir makale derlemesi de yazmıştır.

Ward, bana “Her gün kullandığımız ve sadece yararlandığımız için kıymetlerini bilmediğimiz her türlü nesnenin hikayelerini keşfetmeye ilgi gösteriyorum.” dedi ve ekledi: “(Bu gereçler) okula gittiğiniz zamanı aklınıza getiren gündedün hissini verir. Üstelik, ister o romanı yazmakta kullandığınız defter ister o sınavı geçmekte yararlanacağınız fosforlu kalem olsun her nesnenin hayatınızı değiştirme potansiyelinin bulunduğu potansiyel duygusu da vardır.”

Kırtasiye Maceraları (Adventures in Stationery) adlı kitabının önsözünde, örneğin, bulduğu bazı eski tutturgaçlar hakkında şöyle kafa yoruyor:

İlk göz şimdilik 67 çelik tutturgaçla doludur. Bu tutturgaçları ne zaman satın aldığımı veya nereden aldığımı hatırlayamıyorum, tutturgaçların kendileri ise hiçbir ipucu sunmuyorlar. Sadece kayıtlarımın belirsizliğinden ötürü özür dileyebilirim. Beni bu aymazlıktan ötürü eleştirebilirsiniz ama ben muhtemelen çevremin ürünüyüm. Sözde bir uygarlık olarak, öyle bıkkın (öyle kibirli) idik ki tutturgacı kimin icat ettiğinin uygun bir kaydını tutmak için zahmet bile etmedik.

Ward, diğer büro gereçleri yığınının icadı hakkında yazmaya devam ediyor çünkü ona göre her biri teknolojiyi düşünme biçimimizde önemli bir rol oynuyor (Bu anlayış, sıradan nesnelerin gizli yaşamları hakkında The Atlantic yayın organında yayımlanan devam eden bir yazı dizisi olan Nesne Dersleri’ninkine benzer). Tutturgaç sadece bir tutturgaç değildir: ister öğle tatilinizde oyalanmak ister üzerinde haftalarca çalıştığınız kağıtları düzenlemek üzere son rötuş olarak eklemek için kullanın, yararlanma amacınıza bağlı olarak eşsiz bir anlamla ilişkilendirilebilir.

Dizüstü bilgisayar gibi sanal olanlardan yana terk edildikçe tutturgaç ve kağıt dosyasının anlamları sadece derinleşir. Ward, dijital teknoloji, yoğun disk (CD) ve MP3 ses dosyalarını ortaya çıkarmadan önce insanların kayıtlı sesin hışırtısını ve patlama sesini iyileştirmek istediklerini belirtiyor. Bununla birlikte, vinil plaklar aşamalı olarak azaltılınca insanlar, bu kusurları geçmiş müzik döneminin içtenliğiyle ilişkilendirdi. Ekrandaki boş bir belgenin yerine deftere bir şeyler yazmak için de aynı şey geçerlidir. Bir düşünceyi geçici bir yere, bulut bilişime yazmanın elle yazılan bilgilerin yerine gelemeyeceği özel bir nitelik oluşturur.

Ward, sıkıcı nesneleri arasında taraf tutmadığını ama Post-it Note not kağıtları gibi bazılarının diğerlerinden daha büyük kültürel etkileri olduğunu söylüyor. Tutturgacın Mükemmelliği kitabında şunu vurguluyor:

Post-it Note not kağıdı, simgeselliğini sürdürüyor. Sex and the City televizyon dizisinde, gazeteci Carrie Bradshaw, erkek arkadaşı yazar Jack Berger’in ayrıldığını anlatmak üzere Miranda, Charlotte ve Samantha ile buluştuğunda onlara kendisinin yapışkanlı bir not kağıdıyla değil (“Üzgünüm, Yapamam, Nefret etme benden ne olur…” yazılı) bir Post-it not kağıdıyla ilişkiyi noktaladığını söylüyor. 1997 yapımı Tatlı Yalanlar (Romy and Michele’s High School Reunion) filminde, Romy ve Michele, eğer lise mezunları toplantısında yapışkanlı not kağıdını icat etmiş olduklarını iddia etmiş olsalardı hiç kimseyi etkilemezlerdi. Bu yüzden, ona Post-it demek zorundaydılar. Pritt Stick (yekpare ve sert yapıştırıcı) ve Sellotape (seloteyp) gibi, Post-it, türünün sadece kapsayıcı terimi değil aynı zamanda tanımlayıcı terimi haline gelmiştir.

Post-it not kağıdında ağdalı bir dille konuşmak abartılı gibi görünebilir ama Ward’ın yapmak istediği şey tam olarak budur: bu nesnelerin birbirleriyle oynaştıklarını, etkileştiklerini ve dolayısıyla bizi etkilediklerini göstermek.

Ward, “Bu bir ekosistemdir.” diye açıkladı ve şöyle devam etti: “Bu özel eşyaların her birisi rollerini oynar ve birbirlerini desteklerler. Bu yüzden, kağıt olmadan dolma kalem hiçbir işe yaramaz, dolma kalem olmadan da kağıt. Bunun sonucunda, onların hepsinin birbirinden beslendiği böyle ortakyaşar ilişkileri vardır.”

Bundan başka, köken hikayeleri, özenle kaydedilmemesine rağmen onların uzun süredir ayrılmamalarının bir nedeni olduğunu ilave etti. “Bu nesnelerin gerisinde hikayeler ve bu nesnelerin arkasında insanlar vardır… ve çok küçük ölçüde olsa bile yaşamlarımızı kolaylaştıran şeyler yapmışlardır.” dedi ve ekledi: “Büyük şeyler yapmak için, bu küçük şeylere gerek duyuyoruz.”

Kaynak: https://www.theatlantic.com/technology/archive/2015/04/the-importance-of-the-paper-clip/390942/

Çeviren: Yalçın Ceylanoğlu

HER HAKKI MAHFUZDUR.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir