Engereğin Isırığı

Böyle Buyurdu Zerdüşt ( Friedrich Nietzsche)

19. Engereğin Isırığı

Maerten de Vos’un Malta Adası’nda Yılanın Aziz Pavlus’u Isırışı tablosu (Kitabı Mukaddes’in Yeni Yaşam Çevirisi, Elçilerin İşleri: 28:3)

Bir gün Zerdüşt sıcaktan bir incir ağacının altında kolları başının altındayken uyuyakaldı. Ve birden bir engereğin oraya gelip boynunu ısırmasıyla Zerdüşt acıyla çığlık attı. Yüzünün üstünden elini kaldırdığında yılana baktı ve daha sonra o, Zerdüşt’ün gözlerini fark edince beceriksizce kıvrılarak kaçmaya çalıştı. “Asla, ” dedi Zerdüşt ve şöyle devam etti: “Daha daha teşekkürlerimi kabul etmedin ki! Beni vaktinde uyandırdın; yolculuğum yine de uzun.” Engerek ise üzüntülü bir şekilde “Yolculuğun kısa,” dedi ve ekledi: ” zehrim ölümcüldür.” Zerdüşt gülümseyerek “Hiç bir ejderhanın yılanın zehrinden öldüğü duyulmuş mu?” dedi. Ardından da ilave etti: “Ama zehrini geri al! Bana onu sunacak kadar zengin değilsin.” Daha sonra yılan yeniden boynuna düştü ve onun yarasını yaladı.

Zerdüşt bir zamanlar müritlerine bunu anlattığında, onlar kendisine şöyle sordular: “Ve , Ya Zerdüşt, hikayenizin ahlak dersi nedir?” Ve Zerdüşt onları şöyle cevapladı:

Ahlakın yıkıcısı derler iyiler ve doğrular: hikayem ahlaksızdır.

Ancak düşmanınız olduğunda kötülüğüne iyilik ile karşılık vermeyin: böylelikle onu utandırırsınız. Ama sizin için iyi bir şey yaptığını da ona kanıtlayın.

Ve bir kimseye kızmak utandırmaktan yeğdir! Ve size küfredildiğinde onu kutsamanız beni memnun etmez. Biraz da sizin sövmeniz yeğdir!

Ve eğer size büyük bir haksızlık yapılırsa, o zaman hızla buna beş küçük olanını ekleyin. Korkunçtur tek başına haksızlığa katlanan kişiyi izlemek.

Bunu hiç fark ettiniz mi? Paylaşılan haksızlık yarı haktır. Ve onu taşıyabilen kimse, haksızlığı kendi üzerine almalı!

Küçük bir intikam hiç intikam almamaktan daha insanidir. Ve eğer ceza ayrıca suçluya bir hak ve onur değilse, cezalandırmanızı beğenmem.

Özellikle haklı iken, kendini haksız çıkarmak hak istemekten daha asil bir eylemdir. Sadece, kişi bunu yapacak kadar zengin olmalıdır.

Sizin soğuk doğruluğunuzu istemem; yargıçlarınızın gözünden cellat ve celladın soğuk çeliği bakar hep.

Söyleyin bana: gören gözlü sevgi olan doğruluğu nerede bulmalı?

Öyleyse, sadece tüm cezaya değil, aynı zamanda tüm suça katlanan sevgiyi yaratın bana!

Öyleyse, yargıç hariç herkesi aklayan adaleti yaratın bana!

Ve bunu da duymak ister misiniz? Tepeden tırnağa doğru olmak isteyen için, yalan bile başkalarına iyilik olur.

Fakat nasıl tepeden tırnağa doğru olabilirim ki! Nasıl herkesin hakkını verebilirim ki! Şu kadarı bana yeter: herkese kendi hakkımı veririm.

En son, kardeşlerim, bir yalnıza haksızlık yapmaktan sakının. Yalnız nasıl unutabilir ki! Acısını nasıl çıkarır hem de!

Derin bir kuyu gibidir yalnız. Oraya taş atmak kolaydır: ancak eğer o dibine düşerse, söyleyin bana, kim onu tekrar çıkarır?

Yalnızı incitmekten sakının! Ancak, incittiyseniz eğer, eh, artık onu öldürün de!

Böyle Buyurdu Zerdüşt.

Kaynak: http://www.heritageinstitute.com/zoroastrianism/westernauthors/nietzschezarathushtra1d.htm

Çeviren: Yalçın Ceylanoğlu

HER HAKKI MAHFUZDUR.

 

 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir