
12 görevinin on birincisi için, sahibi Miken kralı Eurustheus (Eurystheus) Herakles’e Hesperis’in ve Atlas’ın kızları Hesperislerin Bahçesi’ne gitmesini ve oradaki bir ağaçta yetişen değerli altın elmaları çalmasını söyledi. Elmalar, tanrıça Hera’ya aitti ve büyükannesi Gaia’nın düğün armağanıydı. Bu görevi başarmak için Herakles, önce Dünya’nın uzak batı ucunda bulunan bahçeyi bulmalı, sonra bir şekilde ağacı koruyan sürekli tetikte yılanı öldürmeliydi. Mitin bazı uyarlamalarında, kurnaz kahraman, Atlas’ı kendi adına görevi gerçekleştirmeye ikna etti. İngiliz ressam Frederic Leighton’ın (1830–1896) yaptığı bu resim, birlikte rahat ve huzur manzarası oluşturan bahçenin ve sakinlerinin güzelliği üzerinde durur.
1. Batıdaki Bahçe
Bahçe, büyük bir duvarla çevrili harika güzellikte bir yerdi. Yerine ilişkin açıklamalar değişiklik gösteriyor. Bazıları, onu kuzeye yerleştiriyordu ama Hesperislerin Yunanca ismi Hesperides “akşamın kızları” anlamına geldiği için çoğu insan, burasının Güneş’in battığı batıda olduğunu söylüyordu. Herakles’in oraya varmak için uzağa yolculuk etmesi gerekiyordu. Karaciğerini gagalayan kartalı öldürerek (Titan) Prometheus’un işkenceden kurtarılması ve insan kurban eden zalim Mısır hükümdarı Bousiris’in öldürülmesi dahil yolda birçok serüven yaşadı.
2. Müzik ve Şarkı
Hesperisler, rahat bir hayat yaşıyorlardı. Zamanlarının önemli bir kısmını müzik yapmaya harcıyorlardı. Leighton’ın resminde onlardan biri şarkısına eşlik etmesi için lir çalıyor. Yedi yaylı çalgısı, eski Yunan çalgıcılarının tasvirlerinde en yaygın şekilde gösterilen lir örneğidir.
3. Sakınma Simgeleri
Resmin ön planında, biri kayanın altından çıkan pınardan içecek içmek için eğilen iki turna bulunuyor. Hesperisler, sık sık su değil, her içeni ölümsüz yapan tanrıların nektarımsı yiyeceği ambrosia fışkırtan bahçe kaynaklarındaki membaların birinin yanında şarkı söylemek için toplanıyorlardı. Hristiyan sanatında, turnalar sakınmayı simgeler. Bu nedenle, Leighton’ın resmindeki belirgin varlıkları, uykulu Hesperislerin tetikte olmaları ve nöbet tutmaları gerektiğinin izleyiciye ironik bir hatırlatıcısıdır.
4. Akşamın Kızları
Bazı açıklamalarda sayıları dört geçtiği halde, Leighton’ın resmi üç Hesperis’i gösteriyor. En yaygın isimlendirilen üçü Aigle (Αιγλη: Parlaklık), Erutheia (Ερυθεια: Kırmızı) ve Hesperethousa (Ἑσπερεqουσα: Akşam Kızıllığı) adlı Hesperislerdir. Son ismin bazen Hesperia (Ἑσπερια) ile Arethousa (Αρεθουσα) adlı perilerin isimlerinin birleşmesinden oluştuğu söyleniyor. Hesperisler elmaları kaybettiklerinde, rahat hayatları, söğüt (Aigle), karaağaç (Erutheia) ve kavak (Hespera) ağaçlarına dönüştürülene kadar üzüntü ve çaresizlik ile doldu.
5. Bahçedeki Yılan
Hesperislerin elmaları korumalarına yardım eden yaratığın adı Ladon idi. Burada, hem ağacın hem de Hesperislerin birinin çevresine kıvrılan dev bir yılan olarak resmedilmesine rağmen, mitin bazı örnekleri, onun her biri farklı bir dil konuşan 100 başlı bir ejderha olduğunu söylüyor. Asla uyumadan, ağacın ve meyvelerinin sürekli korunmasını sağlıyordu. Ladon’un soyu belirsizdir. Bazıları, onun Tufoeus (Typhon) ile Ekhidna (Echidna) adlı canavarların çocuğu olduğunu, diğerleri ise onun Gaia’nın yavrusu olduğunu ve bu nedenle de elmaların sahibi Hera’nın akrabası olduğunu söylüyorlar. Herakles, Ladon’u öldürdükten sonra, Hera, onun acısıyla yaratığın bedenini Ejderha (Drako) takımyıldızına dönüştürdü.
6. Altın Elmalar
Zeus’un karısı Hera, Olumpos (Olympus) Dağı’nın tüm tanrıçalarının en kudretlisiydi. Eurustheus, altın elmalar kadar değerli mülkleri böyle güçlü bir tanrıçadan çalmanın Herakles’i aşacağından emindi. Kahraman başarıya ulaştığında, Eurustheus, Hera’nın adı çıkmış öfkesinden korktu. Bu nedenle, tanrıça Athene’nin (Athena) yardımıyla elmaları ona geri vermeye karar verdi. Böylelikle, Athene onları bahçeye iade etti.
Kaynak: Myths & Legends An Illustrated Guide To Their Origins And Meanings, Philip Wilkinson, s. 48-49, Dorling Kindersley Limited, 2009
Çeviren: Yalçın Ceylanoğlu
HER HAKKI MAHFUZDUR.
