Yazar: Harold Meij
Neden kuzey karanlık bir yerle ilişkilendirilmiştir? Birinci derece dersinden şunu öğreniriz:
Bir locada üç ışık vardır… Kral Süleyman’ın tapınağında ise kuzeyde hiç ışık yoktur. Güneş ve Ay, buradan kuzeye hiçbir ışık demetini saçamaz. Bu nedenle, kuzeyi Masonluk açısından karanlık yer olarak isimlendiririz.
Güneş, tutulma dairesinden geçerken, Ekvator’un 23 derece 28 dakika kuzeyinden daha öteye asla ulaşmaz. Bu nedenle, bundan daha kuzeye dikilen bir bina boylam yükseltisinde sadece güney kısmında güneşi alacaktır.
Kuzeydeki karanlığa Kitabı Mukaddes’te de benzer biçimde değinildiği görülür. Örneğin, Yeremya 1:13-14’te şunu görürüz:
Rab yine, ‘Ne görüyorsun?’, diye seslendi. ‘Kuzeyden bu yöne bakan, kaynayan bir kazan görüyorum’, diye yanıtladım. Rab, şöyle dedi: ‘Ülkede yaşayanların tümü üzerine, Kuzeyden felaket salıverilecek.’
Yine, Yeremya 46:20’de şöyle denmektedir:
‘Mısır, güzel bir düve, Ama kuzeyden at sineği geliyor ona.’
Efendi’nin doğuda doğacağı belirtildiği için kilisenin doğusu en kutsal olarak görülmektedir. Aslında, ölülerin ayaklarıyla O’nu karşılaşayabilmeleri için doğuya bakar vaziyette gömülmeleri yaygın bir uygulamaydı. Örneğin, Galler’de doğudan gelen rüzgara “Ölü insanın ayaklarının rüzgarı” olarak değinilmektedir. Loca’da da, Güneş’in doğduğu Saygıdeğer Efendi’nin yeri, doğu en önemli yöndür.

Onu sırasıyla güney, batı ve son olarak kuzey izler. Bu, ölülerin bu sıra ile dirilecekleri inancından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle, caniler, çoğunlukla kilise bahçe mezarlığının kuzey tarafına gömülüyorlardı. Doğu, tahtının kurulu olduğu Tanrı’nın yakası; batı, Musevi olmayan Celilelilerin yakası; güney, tüm gücüyle parıldamakta olduğu adalete uygun davranan ruhlar”ın ve meleklerin yakası; kuzey, Şeytan’ın ve ordusunun gafilleri yakalamak üzere pusuda beklediği İblis’in yakası olarak kabul edilmektedir. Bazı kiliselerin halen kuzey duvarında bir “şeytan kapısı” bulunmaktadır ve burası vaftiz ile komünyonda şeytanın salıverilmesi için açılmaktadır.
Kitabı Mukaddes’teki diğer bir pasaj, kuzeyin kurbanlar gibi diğer ölüm biçimleriyle de ilişkili olduğunu göstermektedir. Levililer 1:11’de şöyle belirtilmektedir:
Onu, sunağın kuzeyinde, Rab’bin önünde kesmeli. Harun soyundan gelen kahinler, kanı, sunağın her yanına dökecekler.


Yönlerin kalıcı simgesel öneminin olduğu Eski Orta Amerika kültürlerinde (Azteklerde) kuzey yaşamın geldiği, ölümün ise döndüğü yer olup bir soğuk, açlık ve gece ülkesidir. Savaşın simgesi olan kartal kuzeyde oturmaktadır çünkü burası avlanma ve savaş diyarıdır. Kuzeyin rengi siyahtır. Eski Moğollar şereflerine içtiklerinde fincanlarını ateşi şereflendirmek için güneye, havayı şereflendirmek için doğuya, suyu şereflendirmek için batıya; ölüyü şereflendirmek için kuzeye dökerler.


Muhtemelen bu Moğol geleneğine dayanarak Japon güreşinin yapıldığı ringin üzerine asılan dört renkli püskül bulunmaktadır. Her biri bir yönü ve bir mevsimi simgelemektedir. Genbu Tapınağı ile temsil edilen ve burada kuzeyden Kyoto şehrini koruduğu söylenen, genellikle siyah kaplumbağa şeklinde tasvir edilen koruyucu peri Genbu’yu gösteren siyah püskül kuzeyi ve kışı temsil etmektedir. Japonlar başları kuzeye bakan kimselerle uyumanın şanssızlık anlamına geldiğine kuvvetle inanmaktadırlar.
Ortaçağ sırasında sanık kuzeydeki yargıçlarının karşısında dururdu. Bahir kitabına (En eski Kabala metinlerinden biri) göre kuzey kötülüğün meskenidir ve Şeytan kuzeyden gelir.



Kaynak:
http://cointrade.awardspace.com/MasonicKnowledge/The%20Symbolism%20associated%20with%20the%20North.html
http://www.themasonictrowel.com/Articles/Symbolism/comprehensive_files/short_symbolism/symbolism_of_the_north.htm
Çeviren: Yalçın Ceylanoğlu
HER HAKKI MAHFUZDUR.
