Mayaların Popol Vuh Yaratılış Hikayesinin Karakterleri

Mayaların Popol Vuh Yaratılış Hikayesinin Karakterleri makalemizi severek okuyacağınızı umuyoruz.

Hunahpu ve İşbalankey (Kahraman İkizler)

Mayaların Popol Vuh Yaratılış Hikayesinin Karakterleri
Kahraman İkizler

Kahraman İkizler, hikayeleri “Toplum Kitabı” anlamına gelen Popol Vuh’ta nakledilen Hunahpu ve İşbalankey adlı Mayaların ünlü yarı tanrılarıdır.

Dünyadaki pek çok kültür gibi, Mayalar da Kahraman İkizler’i tarihlerinde özel bir yeri olan büyülü varlıklar olarak görüyorlardı ve bazen, Hunahpu ve İşbalankey (Ixbalanque) ikizlerinin hükümdarlarının ataları olduğunu iddia ediyorlardı. İkizler, becerilerini ve cesaretlerini uluyan maymun tanrılar olan kıskanç üvey kardeşleri ve acımasız Vukub Kakuviş (Vucub Caquix) ile savaşmalarının yanında, Şibalba‘nın (Xibalba) efendilerini alt etmekte ve yenmekte kullandılar. Hikayenin sonunda, gökyüzünün en yüksek yerinde Güneş ve Ay tanrıları olarak hüküm sürdüler. Ayrıca, bazı izahlarda, çoğunlukla babaları Hun Hunahpu‘nun yeniden doğmuş biçimi olarak görülen Maya mısır tanrısı ile birlikte resmedilmişlerdir.

Kahraman İkizler’in isimleri, dilimize şöyle çevrilmektedir:

  • X-Balan-Que: Jaguar Güneşi ya da Jaguar Geyiği
  • Hunah-Pu: Üfleyerek ok atılan boru silahı atıcısı (Belirtilen silahla kuş vurduğunu ifade etmektedir). 

Vukub Kakuviş (Vucub Caquix)

Vukub-Kakuviş (muhtemelen 7 Amerika Papağanı anlamındadır), Popol Vuh adlı 18. asır belgesinde korunan Kiçe Mayaları mitindeki Kahraman İkizler tarafından yenilgiye uğratılan bir kuş cininin ismidir. Cinin yenildiği olay, MS 200’den önceki Geç Klasik öncesi dönemde zaten biliniyordu.

Kiçe Hikayesi

Maya mitolojisinde, Yedi Amerikan Papağanı, yani Vukub Kakuviş, tufandan sonra dünyanın yüzeyinde oturan büyük bir kuştu. Çok kibirliydi ve kendisinin Güneş ve Ay olmasının yanında her şeyin efendisi olduğunu ilan etti.

Bu, dünyanın yüzeyinde sadece erken şafağın izinin olduğu, hiçbir güneşin olmadığı bir dönemdi. Ancak kendisini büyük gösteren birisi vardı. Adı, Yedi Amerika Papağanı idi. Gök-Yer, zaten oradaydı, fakat Güneş-Ay’ın üzeri, bulutlarla kaplıydı. Yine de ışığının tufana uğrayan insanlara bir işaret sağladığı söylenir. Kendi varoluşunda dehaya sahip olan bir insan gibiydi.

Popol Vuh, I. Bölüm’ün devamında, Yedi Amerika Papağanı şöyle der:

Harikayım ben. Yerim, artık, insan eserininkinden, insan tasarımınınkinden daha yüksekte. Onların Güneş’iyim ve ışığıyım ben. Ay’larıyım hem de.

Evet, büyüktür ışığım. Patikayım ve insanların ayak basacakları yerim ben, çünkü metaldendir gözlerim. Tamamen parıldar dişlerim mücevherlerle ve de firuze ile. Göğün yüzü gibi taşlarla mavi renkte çarparlar göze.

Parlar burnum beyaz renkte Ay’dan bile. Metaldir yuvam zira, aydınlatır yüzeyini dünyanın. Çıktığım zaman önüne yuvamın, Ay ve Güneş gibiyimdir hem ışıkta doğanlara hem de ışıkta yaratılanlara. Öyle olmalı, yüzüm uzaklara ulaşır zira.

Byrsonima crassifolia

Kahraman İkizler Hunahpu ve Xbalanque (İşbalankey), buna sinirlendiler ve canavarı öldürmeye karar verdiler. Bunu gerçekleştirmek için, İkizler, kuşun gözde ağacının (Bilimsel adı Byrsonima cotinifolia ya da Byrsonima crassifolia olan güzel bir tropik bölge ağacı olup beyaz kiraza benzeyen çok güzel kokulu bir meyve vermektedir) altına saklandılar ve üfleyerek ok atılan boru silahları ile orada beklediler. Kuş ağaca tünediğinde, Hunahpu, onu yüzünden vurdu. Vukub Kakuviş, buna öfkelendi ve Hunahpu’nun kolunu kopartarak kaçtı.

Daha sonra, Kahraman İkizler, yaşlı bir çifti doktor vaziyeti alarak gözlerini ve dişlerini tedavi etmeyi önermek üzere kuşu ziyaret etmeye ikna etti. Yaşlı çift, tedavi etmeleri için gözlerini ve dişlerini değiştirmeleri gerektiğini söyleyerek kuşu aldattılar. Teklifi kabul ettiğinde ise, dişlerinin ve gözlerinin yerine mısır taneleri yerleştirdiler. Bundan sonra, Vukub Kakuviş, gücünü yitirdi ve kısa bir süre sonra öldü.

Modern Kiçe Mayalarının diline göre, Vukub Kakuviş ismi, Büyükayı yıldız kümesine değinmektedir. İkizler, birlikte şimdiki yaratılışın gerçek Güneş ve Ay’ını oluşturdular. Olay, İkizler’in ana hikayesi ile sadece üstünkörü ilgilidir ve diğer Orta Amerika kahraman mitlerine göre farklılıklar göstermektedir. Onunla tarihi 8. asır ve öncesine uzanan Maya sanatındaki belirli sahneler arasında da benzerlikler bulunmaktadır.

İkizler, Vukub Kakuviş’İ Vuruyor: İlk Sahneler

İzapa 25 no.lu dikili taşında, kopuk kollu adam, tüneyen kuş cininin olduğu direği tutuyor. Bu manzara, Mayaların Boru Silahı Nişancısı Kabı’nda da gösterilmektedir. Ayrıca, bunun Kuş Tanrısı’nı vuran Kahraman İkizler’in hikayesini anlatmakta kullanılmış olan gece gökyüzünün haritası olarak görülebileceği de iddia edilmektedir. (See page for author, CC BY-SA 3.0 <http://creativecommons.org/licenses/by-sa/3.0/>, via Wikimedia Commons)

16. asır Popol Vuh parçası, Klasik Dönem çanak çömlek manzaralarının yanında belirli erken taş anıtlarının yorumlanmasında kullanılmıştır. Parçaya yapılan göndermeler, zaten (kopuk kollu bir adamın direğin üzerinden tüneyen bir kuşa doğru yukarıya baktığı) Büyük Okyanus sahili civarındaki İzapa’ya ait (Geç Klasik Öncesi Dönem) 25 no.lu dikilitaşında ve (büyük bir kuşun bacakları arasına sokulan bir savaş yılanının başının Hunahpu’nun kopan kolunu tuttuğu) Kopan top sahasının cephesinde mevcuttur. Parça, Kahraman İkizler olduğu varsayılan iki küçük figürün düşen kuşun insan suretini (muhtemelen kraliyet  soyundan bir ata) iki yandan çevrelediği İzapa’nın 2 no.lu dikilitaşı ile de ilişkilendirilmiştir.

İzapa 2 no.lu dikili taşı: Kahraman İkizler’in üfleyerek ok atılan boru silahı ile meyve ağacındaki dev bir Amerika papağanını vurduğu, Mayaların Popol Vuh yaratılış hikayesi efsanesinden bir manzarayı tasvir ettiğine inanılmaktadır. Sahte tanrı, daha sonra kandırılarak mücevherle donanmış gözlerinden, gagasından ve dişlerinden vazgeçtirildi. Kaybetmenin acısı, Amerika papağanının ölmesine neden oldu.

Çanak çömlekte resmedilen Klasik Dönem Maya manzaralarına gelince, onlar da (yazının mucidi ve tıp tanrısı İtsamna‘nın (Itzamna) kuşa dönüşmüş hali olan) Baş Kuş Tanrısı’nın özelliklerini taşıyan dikine düşen kuşa üfleyerek ok atılan silahını doğrultan Hun-Ahpu‘yu göstermektedirler. Üstteki tanrının Güneş yönünün iddiayı Vukub Kakuviş tarafından ifade edilen Güneş konumuna yansıtıyor görünmesinden dolayı, İtsamna’nın (onun bir yönü olarak Kiniç Ahaw olarak okunan Güneş tanrısı Kinich Ahau) Güneş ile yakın ilişkisi, Popol Vuh ile Klasik parçayı özdeşleştiren savın parçasıdır.

Vukub Kakuviş Kimliğine Dair Sorunlar

Yukarıda bahsedilen taşın temsillerini bir yana bırakırsak, çanak çömlekteki Klasik Dönem Maya kuş vurma sahneleri ile Vukub Kakuviş’in vurulmasının özdeşleştirilmeleri, çeşitli sorunlara yol açmaktadır:

  1. Söz konusu kuş, çoğunlukla yaratıcı tanrı İtsamna’nın (Itzamna) kuş haline dönüşmüş hali olmakla beraber genel olarak saygı gösterilen tanrı kavramı ile Vukub Kakuviş’in cinlere ait doğası arasında acayiplik olduğu izlenimini vermektedir.
  2. Baş Kuş Tanrısı’nın vurulması, Kiçe hikayesine yabancı unsurlar içermektedir. Kuş, açıkça Amerika papağanı olmamasının yanında ağaca tünemenin yerine suların üzerinde oturan kuşa benzer balıkçıl ya da karabatak kuşu gibi bir kuşun (aldatıcı?) şeklini aldığı bile varsayılabilir.
  3. Daha temel olarak, kuş avcıları olan İkizler’in birden fazla kuş vurma parçası ile ilgilerinin bulunmamış olması için hiçbir sebep yoktur.

Aslına bakarsak, en azından bir çanak çömlek manzarasında, Hun-Ahpu, akbaba vurmaktadır. Bu nedenle, Vukub Kakuviş hikayesine değinmekten ziyade, Baş Kuş Tanrısı’nın vurulması, İkiz mitolojisinin artık kayıp olan bir kuşun avlandığı parçasını iyi temsil edebilir. Eğer genelleştirilmiş bir Vukub Kakuviş teorisi sınavdan geçecekse, halen önemli soruların cevaplanmasına gerek duyulmaktadır.

Kabrakan (Cabrakán)

Maya mitolojisinde, dağların ve depremlerin tanrısı olarak kabul edilir. Zipakna‘nın (Zipacná) erkek kardeşi ve Vukub Kakuviş’in (Vucub Caquix) oğludur. Altı çocuğu olmuştur ve onlardan sadece Chalybir sağ kalmıştır. Depremler üzerindeki egemenliğini ise şu söylenceye borçludur:

Bir tanrıçaya aşık olur ve ne pahasına olursa olsun, onu cezbetmeyi kafasına koyar. Tanrıça, ondan bir çiçek ister. O, çiçeği koparmaya giderken, diğer tanrılar, çiçeği koparmaması için onu toprağa bağlarlar. Sinirli bir şekilde kendini topraktan kurtarmaya çalıştıkça, her yerde depremlere sebep olmaya başlar.

Not: Kabrakan başlıklı çevirimi yapan Ercan Bey’e teşekkür ederim.

Kaynaklar:

  1. http://www.deliriumsrealm.com/vucub-caquix/
  2. http://en.wikipedia.org/wiki/Vucub_Caquix
  3. http://es.wikipedia.org/wiki/Cabrak%C3%A1n

Çeviren: Yalçın Ceylanoğlu

HER HAKKI MAHFUZDUR.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir