Muz Bitkisinden Kadın Bağı Yapımı adlı makalemizi severek okumanızı diliyoruz.
I. MUZ LİFLERİ

Her Harvard İş Okulu diploması sahibi, onu muz ağaçlarından kadın bağları üretmek için kullanmaz. Ama dünyanın her yerindeki kadınlara uygun fiyatlı hijyenik ürünler üretmeyi amaçlayan yeni bir girişimin parçası olarak içlerinden Elizabeth Scharf’ın yaptığı şey tam olarak da budur.
Scharpf, “Kadın bağları almaya güçleri yetmediği için kadınların işten eve geldiklerini duyduğumda Mozambik’te birkaç günlüğüne tatil yapıyordum”, diye anlatıyor ve şunu ekliyor: “Dehşete kapıldım. Sonra da adeta öfkeye kapıldım.” O, daha sonra sorunun dünyayı kapsadığını öğrendi. Bu sayede de şununla yüzleşiyoruz: Dünyadaki her şehirde tamponlara yönelik tam bir Walmart reyonu yoktur.
Kadın bağları, Ruanda ve diğer yoksul ülkelerdeki ekonomik gelişimin az bilinen bir engelini kaldıracak ilk girişimlerden biridir. Dünyanın en fakir ülkelerinden bazıları, kendi kadın bağlarını üretmemektedir. Onun yerine, pahalı ithal mallarına bel bağlamaktadırlar.
Bunlara sahip olmayan kadınlar, toplum içerisinde utanç duyma riskine girmektense evde kalabilirler ve her yıl yaklaşık 50 iş ve okul gününü atlatabilirler. Dışarı çıkmak zorunda kaldıkları zaman, bazı kadınlar, çaput veya ağaç kabuğu ve çamur dahi kullanmaya başvurmaktadırlar.
Bu nedenle, Scharpf çözüm aramaya başladı. 2007’de, SHE (Sustainable Health Enterprises : Sürdürülebilir Sağlık Girişimleri) adlı kar amacı gütmeyen bir vakıf kurdu ve daha sonra da çalışmalarını gerçekleştirmeye başladı. Son zamanlarda, grup, ilk projesini başlattı: Ruanda’daki kadınlara kendilerine ait muz ağacı liflerinden kadın bağları üretme işlerini kurmalarında yardımcı olmak. Neden Ruanda? Scharf ise şu yanıtı veriyor: “Orada, buna gerçekten ihtiyaç var ve ülkeden, dünyada hükumette en yüksek kadın yüzdesine sahip olmasından ötürü de destek bulacağımızı biliyorduk”.
Neden muz ağaçları peki? O, yine şu cevabı veriyor: “İthal edilen ham maddeler bağların fiyatını artırıyor; bu nedenle, daha ucuz olan yerel seçeneklere bakmaya başladık”. Bunu gerçekleştirmek için Scharpf, manyok yapraklarından, mısır saplarına ve patates köklerine kadar değişen pek çok malzemeyi denedi. Bu denemelerin sonucunda ise muz ağacı lifleri öne çıktı. Onların, şu güzel sürprizi de vardı: Çiftçiler, (genellikle çöplüğe atılmakta olan) muz ağacı gövdelerini gelir getiren bir sanayi ürününe çevirmeye başladılar.
Elizabeth Scharpf, küçük işletmelere kadın bağı üretiminde parasal destek sağlamak için çalışıyor ve örgütü “Sustainable Health Enterprises” ( Sürdürülebilir Sağlık Girişimleri), gelişen dünya sorunlarına piyasa esaslı çözümler getirmekte uzmanlaşmaktadır.
2009’dan beri, SHE, ayrıca 5.000 Ruandalı kadını kendi mikro girişimlerini kurmaları için eğiterek ürünün kendisi kadar sürdürülebilir olan bir sanayi yaratılmıştır. Bunun yanında, sağlık farkındalığı yaratmak için dişi sağlığı hakkında kadınları eğitmeye devam etmektedirler.
SHE’nin yatırım yaptığı her kadın önderliğindeki iş sayesinde kabaca 100 iş yaratılmakta ve yaklaşık 100.000 kız ve kadın, satın alabilecekleri sağlık ürününe erişme imkanını kazanmaktadırlar.
Scharpf, Ruanda’nın sadece bir başlangıç olduğunu belirtiyor. Er geç, bir ucundan bir ucuna Afrika’ya, Güneydoğu Asya’ya ve Orta Amerika içerisine genişlemeyi planlıyor. Eğer ona, birkaç yıl önce “İnsanlara muz ağaçlarından kadın bağları yapmaları için yardım etmiş olur muydunuz?” diye soruyorsanız gülerek şöyle yanıtlıyor: “Cevabım sanırım ‘hayır’ olurdu”. Ancak işin cazibesi var. O, “toplumsal sorunlara çözüm bulmak istediğimi biliyordum.” diye belirtiyor ve şöyle ekliyor: “Üstelik, her gün yaptığım şeyler beni heyecanlandırıyor”.
Muz lifi kadın bağları kıvrımlara ve kanatlara gerek duyuyor

Ruanda’da, muz lifinden yapılan kadın bağı üretme planı saha deneyinde,çıkmaza girdi: Ruanda’lı kadınlar, kadın bağlarının kalitesine inanmadılar. Yerlerini alması amaçlanan yerel olarak üretilen kadın bağlarına nazaran daha pahalı ithal kadın bağlarının görünüşünü ve hissini veren kadın bağlarını tercih ediyorlar.
Bu, daha önceden bildirildiğimiz kadın bağı üretme makinesinin ilk örneğinin saha deneylerinden edinilen dersti. Tasarım değişiklikleri konusunda ise çalışmalar sürüyor.
Kadın bağları, Ruanda ve diğer yoksul ülkelerdeki ekonomik gelişimin az bilinen bir engelini kaldıracak ilk girişimlerden biridir. Dünyanın en fakir ülkelerinden bazıları, kendi kadın bağlarını üretmemektedir. Onun yerine pahalı ithal mallarına bel bağlamaktadırlar.
Scharpf’ın planı, yerel atölyelerin kadın bağları yapan ev işletmesi kurmak isteyen kadınlara üretip satabileceği bir makine öngörüyordu. Yeni bir MIT mezunu olan Katherine Smyth, bu işi üzerine aldı. Ondan başka, bunun Komera dediği masa büyüklüğündeki ilk örneğini geliştirdi.
Bugün, Komera ilk örneği (prototipi); süslü plastikler, metaller ve ABD’de kolayca bulunabilen parçalardan oluşmaktadır. Smyth, onun son biçimini Ruanda’da kolayca tedarik edilebilen daha basit malzemelerden yapmayı planlıyor. Yaklaşık maliyetinin ise yaklaşık 1.000 ABD doları olacağı tahmin ediliyor.
Komera’dan açılıp yayılan ilk kadın bağları, dikdörtgen olup şık tasarımlardan daha cüsseliydi ve ticari kadın bağlarının kenarlarının düzenini takip ediyordu. Smyth ve ekibi, bir kutudan çıkanlarınkine benzeyen kadın bağlarını üretecek makineye ince ayar yapmaktadırlar. O, ayrıca kadın bağlarına onları iç çamaşırlarına bağlayacak kanatlar eklemeyi planladığını da söyledi. Yeni denemeler ise önümüzdeki aylarda başlayacak.

II. ALTERNATİF YAKLAŞIMLAR
Jani Markalı Kadın Bağı
Daha yakın bir zamanda, İsveçli ve Norveçli beş öğrenci, su sümbülü ( Eichhornia crassipes ) liflerinden yararlanarak sağlık korumanın sağlanması için şeritle onları bir araya topladılar. Kenya, Victoria Gölü’ndeki su sümbülü, çok sayıda çevre sorununa yol açan istilacı bir bitkidir. Bitki, çok hızlı büyüdüğü için kolaylıkla ışık almasını engelleyecek biçimde tüm gölü kaplayabilir. Bu da taşımacılığa zarar verir ve yerel ekosistemleri yok eder. Ancak, bitkinin lifleri, kolayca eğrilebildiklerinden ve kağıt üretiminde kullanılabildiklerinden ötürü kadın bağları üretmek için kullanıma sokulmuştur.


Kabaca, Kenya’daki 870.000 kız, kadın korumasının olmaması ve iç çamaşırı eksikliğinden dolayı her ay 4 gün okulu asmaktadırlar. Jani markalı kadın bağı, dört tabaka su sümbülü kağıdından yapılmaktadır. Her bir tabakanın emilimi artıracak gözenekli delikleri ya da sızmayı önleyecek balmumu gibi farklı özellikleri bulunur. Kadın bağı, ayrıca, bazen giyen kişiyi rahat ettirmek için en üst tabaka üzerindeki yarıklarla gelmektedir.
III. KADIN GİRİŞİMCİLERİN ÖNEMİ
Bu her iki ürünün de bayanlara has sorunlara kadın merkezli yaklaşımları vardır. ABD Dışişleri Bakanlığı’na göre, tüm dünyada 200 milyondan fazla kadın girişimci vardır ve her yıl 10 trilyon ABD dolarından fazla gelir elde etmektedirler. Çevre sorunları, toplumsal sorunlar ile toplum kalkınmasının hepsi, kadınların doğal olarak cazibesine kapıldığı alanlardır ve tüm bu alanlar, bu iki kişisel teşebbüsün gösterdiği gibi geniş iş olanakları sunmaktadırlar.
Ancak kadınlar, çalışma yerine her şeyi getirebilmelerine rağmen, dünyanın pek çok yerinde adil olmayan dezavantajlarla karşılaşırlar. Dünya Kadınlar Günü (8 Mart), bunu vurgulamakta ve kadınların her yerde dengeli toplumlar yaratılmasındaki önemine ışık tutmaktadır.
Kaynaklar:
- https://www.marieclaire.com/culture/a3797/banana-tree-fibers-sanitary-pads/
- https://www.engineeringforchange.org/news/2011/01/14/round_two_banana_fiber_sanitary_pads_need_curves_and_wings.html
- https://sanitationupdates.wordpress.com/2011/03/14/eco-friendly-women-centric-approaches-towards-female-sanitation/
Çeviren: Yalçın Ceylanoğlu
HER HAKKI MAHFUZDUR.
