Amerikan Kızılderilileri Mitolojisinde Sayılar

Yazar: Oksana Y. Danchevskaya, Moskova Devlet Çocuk Eğitimi Üniversitesi

Sayıların kutsallıklarına duyulan evrensel inanç, ölümsüz gerçeğe beslenen içgüdüsel güvendir.

[Brinton, 1976, 101]

Eski devirlerden beri insanlar sayılara kutsal anlamlar atfetmişlerdir. Kuzey Amerika yerlileri için en önemli sayılar, üç, dört ve yedi olmakla birlikte bunlar, Kuzey Amerika Kızılderililerinin yaşamlarının şu alanlarında önemli rol oynarlar: mitolojilerinde, ayinlerinde ve törenlerinde, ilahilerinde, edebiyatlarında, mimarlıklarında, görsel sanatlarında, ev haklarında, vb. Amerikan Kızılderililerinin sayı simgeciliği, diğer geleneksel toplumlarla çok fazla benzerlikler taşımaktadır ancak o, bazı yönlerden eşsizdir. Mitoloji, sadece belirli sayıların anlamlarının anlaşılmalarına yardım etmez, aynı zamanda, günlük ve törensel hayattaki kullanımlarını da düzenler.

Sayılar, sırf miktar ifadeleri değildirler: aynı zamanda, kök örnekler ve simgelerdirler. “Özellikle Yunan sistemindeki ilk on sayının (1,2,..,10) ruhu adlandırdığı gerçektir. Tüm diğer sayılar, bu ana sayıların sadece birleşimleridirler. ” (Cirlot, 1994, 574). Çevre, Amerikan Kızılderililerini büyük ölçüde etkilediği için, belirli sayılar, doğal ve – esasen gök bilimsel – görüngüler ile yakından bağlantılıdırlar (Grigorov, 2012, 95).  Dünyanın mitolojik resminin, yani tam düzeninin sayıların yardımıyla tanımlanmasında şaşılacak bir şey yoktur: “Mitteki yer, hem yatay biçimde hem de dikey biçimde ölçülmektedir ve genellikle 3, 4 ve 7 sayılarının simgeciliği ile ifade edilmektedir. Genel olarak konuşacak olursak 1’den 12’ye kadar tüm sayılar, kuvvetli biçimde simgecilikle yüklüdürler. Ama, yukarıda adı geçen üç sayı özellikle bu bağlamda ayırt edilir. Simgecilikleri sayesinde sayılar, sadece zaman ve yeri birleştirmezler, aynı zamanda, doğal soyutluklarından ötürü bizi yer ve zaman sınırlarının ötesine bile götürebilirler.” [Vaşçenko, 2008, 32-33]

Çeşitli Amerikan Kızılderilileri uluslarının mitlerindeki en yaygın sayılara atfettikleri anlamları düşünelim.

Bir sayısı, herhangi bir önemli anlama sahip olmadığından Amerikan Kızılderililerinin ilk kayda değer sayısı ikidir. Şu karşıtlıkların yanında dengeyi ve uyumu sürdüren ikilikleri ve birlikleri simgeler: iyi ve kötü, gündüz ve gece, erkek ve dişi… En açık biçimde bu zıtlık, gerçekte tüm Amerikan Kızılderilileri mitlerinde bulunabilen Tanrısal İkizler karakterleriyle (Örneğin, İrokualardaki İyi Niyet ile Kötü Niyet) temsil edilmektedir. Pek çok Amerikan Kızılderilileri yaradılış mitinde Navahoların İlk Erkek ve İlk Kadını [O’Bryan, 1956] veya Zia Pueblolarının iki kız kardeşi [Williamson, 1989, 72] gibi yaradılışı sürdüren ilk insan çifti mevcuttur. “Ekler Yasası” karşıtlıklardan ötürü dengenin kusursuz olarak sürdürülmekte olduğu Navaho dininde önemli bir rol oynamaktadır.  “Navaho inancının tanınmış bir yönü onun temel ikiliğidir. […] iyi kötüdür ve kötü de iyidir. Aralarındaki fark ise, denetimin uzun bir zaman önce yerleşmiş ama öğretilen ve alıştırılan bir ayin olmasından ötürü, dolayısıyla tamamen bilgiye bağlı olan denetimin varlığında ya da yokluğunda yatmaktadır.”  [Gladis, 1944, 5-6]. Dahası,” Güneybatısı haricinde Kuzey Amerika’nın tamamında çeşitli şekillerde tekrarlanan, insanın şu iki tür ruh ile donanmış olduğu inancı vardır: birbirini tamamlayan bedensel ruh ile özgür ruh. ” [Hulkrantz, 1980, 131].

Üç sayısı, dünyanın dikey resmini temsil eder. ” İnsan, Gök (Üst Dünya), Yer (Orta Dünya) ve Yer Altı Dünyası (Ölüler Diyarı) olarak tanımlanan bir yerde yaşamaktadır. […] Bu üç madde, insan fizyolojisinden ve psikolojisinden türetilmektedir ancak mitlerde dünyanın dengeli imge-simgesel resmini oluşturur. Üst madde, güneşin hareketi ve onun en yüksek görünür noktası (zirve) ile tanımlanmaktadır. Güneşin dairesel yolunun alttaki en uç noktası ise (görülemediği için) hayalidir ve ona ‘nadir’ denmektedir. Tüm evren sisteminin merkezi ortadadır ve mitolojide bu merkeze ‘Dünya’nın Göbeği’ ya da ‘Yaradılış Yeri’ denir. Ayrıca, burası, her birimizin kişisel bilincinin bulunduğu yerdir. Birey, kendi aklında bizzat yaşamın merkezi olduğundan dünyanın merkezinde bulunmaktadır” [Vaşçenko, 2008,36]. Üçün önemi, yıllık ayinsel devri üç kış, üç yaz ve üç sonbahar töreninden oluşan Hopi Kızılderilileri mitolojisince adamakıllı örneklenmiştir [Waters, 1977, 137, 198, 231]. Ayrıca,” Hopilerin doğuda bulunan ve güneşe adananının güneşin yaşam verdiği üç eski dünyayı simgeleyen üç yuvarlak taşa sahip olduğu üç kutsal yeri bulunuyordu” [Ibid., 43]. Hopi Kızılderililerine göre, “şafağın üç evresi vardı: insanın şeklinin ilk kez görüntüsünün yansıtıldığı morumsu şafak alaca karanlığı, insanın nefesini belli eden sarı şafak ışığı ve son olarak insanın yaradılışının tamlığını gururla açığa vurmuş biçimde dikildiği gündoğumu parıltısı. Her bir yeni günün ve her bir yıllık devrin şafağı, sonsuza dek tüm yaradılışın ve insanın evrimsel yolculuğunun başlangıcı olan hayatın şafağının bu üç safhasını tekrar etmektedir” [Ibid., 137].

En önemli sayı ise dünyanın yatay resminin simgesi olan ve en açık biçimde Kuzey Amerika Kızılderilileri tarafından temsil edilen ‘dört’tür. “Özünde, bu simgecilik, doğurganlık ile ilişkili bir devre dayanmaktadır. Bu nedenle, (meyveleri ve canlı varlıkları dünyaya getiren kara olan) dünyanın yatay resmi, tam olarak dünyanın dört köşesinin kavşağı olarak görünmektedir. Ayrıca, insanın dört devri, dört mevsim… olduğunu da biliyoruz… […]  Geleneksel kültürlerde, ayrı bir değer bilimsel temel çağrışımlar dizisi, dört yönün her biriyle bağlantılı olmuştur” [Vaşçenko, 2008,35]. Bu dört yön, sadece onlardan esen dört rüzgâr ile ilişkili değildi, aynı zamanda her birinin özel rengi ile hayvanı veya kuşu ve bazen bir cinsiyeti bile bulunuyordu. Ayrıca, onlar, pek çok kabilenin toprak simgelerinde de ortaya çıkmaktadır: Dakota Yerlilerinin dört uca asılı dörtgen toprağı, Lenape Algonkinlerinin dört doruklu toprağı, Siyuların dört sivri uçlu meydanı… [ Bauer et al., 1995, 84-86]. Bu yüzden, dualar ve önemli olaylar sırasında kutsal pipodan çıkan duman, bu dört yöne doğru sunuluyordu [Spence, 2004, 125-126].

Ayrıca, dört, (Hopilerle ve Navaholarla birlikte) yaşadığımız üç eski ve şimdiki dünyanın sayısıdır ve “Zuni dilindeki Dünya sözcüğü, “kök olarak dört sözcüğünü içermektedir” [Williamson, 1989, 67]. Ayrıca, Kalapuya Kızılderilileri de dört yaradılış devrinden bahsetmektedirler [“Мифы, сказки и легенды индейцев” (Kızılderili Mitleri, Hikayeleri ve Efsaneleri), 1997, 405].” Pek çok Amerikan Kızılderili kabilesinin mitleri, doğrudan doğruya ya da dolaylı yoldan kökenlerinin er geç bir zaman kendilerine önderlik edecek dört lider haline gelen […]  ya da bir şekilde en eski geleneksel tarihleriyle ilişkili dört önemli karakterin görünümleriyle ve eylemleriyle ilgisi olan dört erkek kardeşe dayandığını açıklamaktadırlar”. Örneğin, Algonkinler, Dakotalar, Krikler ve Sauklar köklerini dört ataya dayandırmaktadırlar [Brinton, 1976, 78-80, 86]. (Ojibvalar, Algonkinler ve diğer bazı kabilelerin yanı sıra) Hopiler için bu sayı, aynı zamanda “dünyada var olan ve onu uyum halinde tutan dört ulusu, dört ırkı simgelemektedir” [Bauer ve arkadaşları, 1995, 84-86]. Hopilerin 4 ana dini toplumu bulunmaktadır. Mite göre onlar, ölüler tanrısı Masav (Masaw) tarafından sunulmuş 4 tablette simgesel olarak kaydedilmiş olan yerleşim yerlerine yerleşene kadar bu dünyadaki 4 (ana yöne) göç ettiler. Ayinlerde ise onlar, mısır başaklarının şu dört rengini kullanmaya devam ederler: “batı için sarı, güney için mavi, doğu için kırmızı ve kuzey için beyaz mısır” [Waters, 1977, 195, 31, 235].

İndiana (Indiana) eyaletinin Fort Hall Kızılderili bölgesindeki Şoşon Kızılderililerinin Güneş dansı

Dört, ayrıca geleneksel Amerikan Kızılderilileri mimarisinde de önemli bir rol oynamaktadır. Meskalero Apaçilerinin kızların ilk aybaşı ayinine yönelik kutsal Kızılderili çadırının yapımında kullanılan 20 direğin ilk dört tanesi, evreni ve yaradılış tarihini temsil etmektedir [Williamson, 1989, 304]. Genellikle, dört sayısı ve katları, (hem süreci hem de törensel Kızılderili çadırının direk sayısı yönünden) en canlı örneklerinden biri Güneş Dansı olabilen çoğu törende kullanılmaktadır, çünkü kabileler arasındaki bazı farklılıklara rağmen “her Güneş Dansı kompleksi, dört sayısının katlarının kullanımını doğrular” [Crawford, Kelley, 2005].

Üstelik, sayı, tüm Kuzey Amerika’daki mitlerde ve ayinlerde bulunabilen dünyanın geçici yapısını yansıtmaktadır: duaların, ilahilerin ve büyülü sözlerin en önemli deyişleri dört kez tekrarlanır ve

hikayedeki kritik dönemler, dört gün, dört hafta veya dört yıl sürer. Meskalero Apaçileri, insanın yaşamın 4 evresinden geçtiğini söylerler… Köyden çıkarak bir süre yolculuk edecek Hopiler, kapıyı mühürlemek için evlerinin girişlerine dört sıra mısır unu sererler. Onlar yokken hiç kimse içeri girmeyecektir… Yaşamları boyunca, gök küresi ile bağlantılı olan bunlar gibi formüller, Amerikan Kızılderilerinin geleneksel davranışlarına rehberlik etmektedir.  (Williamson 299).

 

Cinayet hariç tüm suçların anısını silen Krik Kızılderilileri festivali sırasında her dans, her dua, her tören, dört sayısı ve katlarının her düşünülebilir ilişkiyle uygulanması ile şekillendirilerek yönetiliyordu. (Brinton 73-74).

Batı Apaçisi şamanı, büyüsünü 4 kez söylüyordu ve eylemini pekiştirmek için üç tanesi belirli fiillerin dört defa tekrarını gerektiren dört yöntemden birini kullanıyordu (Stukalin 218). Waters’a göre, ” (Hopi takviminde yeni tören yılının başlangıcına işaret eden) Vuvuçim (Wuwuchim) ve diğer törenler esnasında rahipler, bu dünya törenini evrensel plana uyacak şekilde geliştirmek için köyün çevresinde dört çember yaparlar.”  Ayrıca, onların mitlerinden biri, Örümcek Kadın’ın dört renkten (sarı, kırmızı, beyaz ve siyah) toprağı toplamasını, onu tükürüğüyle karıştırmasını ve Yaradılış Şarkısı’nı söyledikten sonra bu toprak parçalarından İlk yaradan Tayova’nın ( Taiowa) yeğeni Yaratıcı Sotuknang’ın görüntüsünde erkekleri ve daha sonra, ilk dört erkeğe eş olarak kendi görüntüsündeki dört kadını yaratmasını da anlatmaktadır (Waters  5). Kahkaha ile büyülerle başa çıkan bir erkek çocuğu hakkındaki Seneka Kızılderilileri mitinde ise “dört girişimli devir, Seneka Kızılderililerinin halk inancında dört sayısının önemini vurgulamaktadır.” Ana kahraman, “avcı olmayı öğrenme teşebbüslerinde dört hayvan öldürür, pınardaki dört canavarın üstesinden gelir, her biri dört ana yönden birinde olan dört patika bulur ve yolun dört büyülü bekçisinin hakkından gelir. Ayrıca, Çirikava Apaçilerinin törenleri de dört sayısına yapılan göndermelerle doludur: ilkbahardaki saç kesme töreni sırasında çiçek tozu, “çocuğun yanakları ile başına dört kez uygulanır ve saat yönünde ana yönlere doğru yayılır.” Kadınlığa giriş töreni dört gece sürer ve her devri, dört şarkıdan oluşur. Maskeli dansçılar, her defasında ona tapınarak 4 kez ateşin çevresinde dolaşırlar (Opler 18, 116, 127, 130, 274).

Dört sayısı, perhizin ve yasın uzunluğunu düzenler. Hopi göçleri sırasında, tüm kabile için (Ölüler tanrısı Masav tarafından onlara su sağlamaları için verilen) su kavanozu taşıyan kimse, yeni yolculuktan önce 4 gün boyunca dua etmek ve tuzu bırakmanın yanında dört gün daha aynı şeyi yapmak ve kavanozu tekrar doldurmadan önce uykudan yoksun olmak zorundaydı. Kavanozun kaybolması durumunda ise kabilenin üyeleri, yenisini doldurmadan önce dört gün boyunca saflaştırma ayini yapmalıydılar (Waters  34). Diğer pek çok ulusla birlikte ruhlar ülkesine yolculuğun bu sürede yapıldığına inandıklarından İnuit Eskimoları, Krikler, Dakota Siyuları, Algonkinler, ölüler için mezarlarında 4 günlük yiyecek bırakmakla birlikte ölülere 4 ay ya da 4 yıl yas tutuyorlardı (Brinton 75). Eğer önceki sene kabileden birisi öldüyse İnuit Eskimolarının kış gün dönümü töreni, olağan 4 gün yerine (dört ile ikinin çarpımı) sekiz gün sürüyordu (Gill and  Sullivan  207). Yuçilere ve Siyulara göre (iki ruhtan oluşan daha yaygın sistemin aksine) bir kimsenin dört ruhu vardır (Hulkrantz 131).

Pek çok Hopi töreni [ Vuvuçim, Lakon, Marav (Maraw), Yılan ve Antilop törenleri], (dört ile dördün çarpımı) 16 gün sürer ve bu süre, ilk 8 günlük hazırlık günlerine ve izleyen 8 günlük kutsal dini törenlere ayrılmaktadır (Waters  137, 231, 234, 212, 218,  173). Ancak, ayinsel önem taşıyan dördün en büyük katı ‘kırk’tır. Bu sayının, bazı Kızılderilileri kabilelerinin kutsal danslarının sınırı, diğerlerine göre ise hastalıkları defetmekte kullanılan ilahilerin en yüksek sayısı olduğuna inanılıyordu. Ayrıca, ayinsel arınma için geçmesi gereken en fazla gün sayısı olmakla birlikte Yukarı Mississipi bölgesi kabilelerinin kadınları, çocuklarının doğumundan sonra kırk gün kirli tutuluyorlardı (Brinton 97).

Beş sayısına ise mitlerde daha az rastlanmaktadır, ama o da önemli bir anlam taşıyabilir. Kalapuyalar için beş sayısı, kutsal formüllerde kullanılan sayı (Mifı 405) olmakla birlikte Hopi mitinin bir uyarlamasının yanı sıra Pueblo Kızılderilileri için dünya sayısı beştir: dört yer altı dünyası ile şimdiki zamanın dünyası olan beşinci dünya (Williamson 65). Navahoların ve Hopilerin en geleneksel mitolojisinde, günümüzün dünyasını beşinci dünya izleyecektir. Ayrıca, beş sayısı, dünyanın uzaysal resmini, yani dört ana yönü ve (yukarıda değinilen Dünya’nın Göbeği olan) ara kesitlerini  oluşturmaktadır. Bu nedenle, Bela Kula ( Bella Coola) Kızılderilileri, Maskeli Dansçılar töreni sırasında 5 dans yaparken, birçok Amerikan Kızılderili kabilesinin törenleri (İnuit Eskimolarının kış gün dönümü töreni, Hikariya Apaçilerinin Ayı Dansı) beş gün sürmektedir (Gill and  Sullivan  207, 13, 164). Hopiler, insanın canlı bedeni ile yeryüzünün yaşayan bedeninin aynı şekilde inşa edildiğine ve (insanın eksenini omurganın oluşturduğu) bu bedenlerin ekseni boyunca 5 önemli titreşimli merkezin bulunduğuna inanmaktadırlar (Waters  9-10).

Altı sayısı da uzay ile ilişkilidir ve dört ana yön ile başucunu (yukarı) ve ayakucunu (aşağı) birleştirir. Altı yöne, en sık Zunilerin, Hopilerin ve bazı Pueblo kabilelerinin mitolojilerinde değinilmektedir. Bu nedenle, Zuniler, Şalako (Shalako) törenleri için (tüm yönleri gösteren ve her birine Şalako denen, insanlar ve tanrılar arasında habercilik yapan 6 ulak ruha ait) 6 ev inşa ederler. 6 Şalako (“Tanrılar Konseyi” de denen) bu törene katılır, altı dans yapılır ve köye altı kutsal yer yerleştirilir (Gill and  Sullivan 267).

Yedi sayısı ise, tamamıyla dünya düzenini temsil etmektedir:

Mitoloji, bize birlikte özellikle kültüre derinden yerleşmiş 7 sayısının simgeciliğini oluşturan 3 sayısı (dikey, 3 dünya) ile 4 sayısını (yatay, 4 ana yön) birleştirerek dünyanın bütünleşmiş uzaysal resmini sağlamaktadır… İnsan bedeni, dünyanın dikey ve yatay yapılarını birleştirmesinin yanında yedi sayısının kutsallığına örnek oluşturmaktadır. Ağaç gibi canlı bir varlık olan insan, hem zamanda hem de mekanda var olmaktadır ve (zamansal ve mekânsal) her iki devir de her varlığın yokluktan varlığa ve yeniden yokluğa dönüş biçimini yansıtır (Vaşçenko 37).

Çerokiler (Cherokee) için yedi sayısı, kabile boylarının gerçek sayısı, üstteki dünyaların ya da göklerin formüllere dayanan sayısı ve ana formüllerdeki törensel paragrafların ya da tekrarların sayısıdır (Mooney 431). Çerokilerin yeşil mısır töreni uygulayıcıları, mısırın yedi başağını kurban ettikleri, merkezi yedi cepheli tören evi olan yedi günlük bir festival düzenliyorlardı. (Williamson 299). Yedi, Hopiler için her biri insanlara atanmış evrenlerden birini simgeleyen ve konumu yedi Yaradılış şarkısının süresini belirtmekle birlikte topluca “insanın 7 ardışık dünyada yaptığı yaşam yolu yolculuğu”nu tanımlayan, Yedi Kız Kardeşler olarak da bilinen Ülker (Süreyya) takımyıldızındaki yıldızların sayısıdır (Waters 144, 158, 149).

Amerikan Kızılderililerinin son önemli sayısı (dikey dünyanın ifadesi) üç sayısının katı olan kabul edilebilen dokuz olduğu halde, sekiz, sadece dört sayısının katı olarak görünmekte ve onun eylemini ikiye katlamaktadır. Çeşitli kabilelerin törenleri 9 gün sürmektedir: Navahoların Holyway (Şifa töreni) ve Blessingway (Kutsamalık tören) törenleri, Hopilerin Vuvuçim, Marau ve Yılan Dansı törenleri, İrokuva Kızılderililerinin kara kış festivali törenleri. Dokuz görev ise Tivaların yıllık dinsel, toplumsal ve siyasal yaşam devrini sağlamaktadır (Gill and  Sullivan  301). Ayrıca, Hopilerin ayinsel devri, yaradılışın dokuz evrenine karşılık gelen ve evrensel yaşam yasalarını temsil eden dokuz önemli törenden oluşmaktadır (Waters 238, 125). Hopiler, şu dokuz dünyanın yaradılışı ile ilişkili dokuz en önemli kehanete inanmaktadır: eskiden yaşadığımız 3 dünya, şimdiki dördüncü dünya, daha yaşamadığımız gelecek üç dünya, yaratıcı Tayova’nın dünyası ve yeğeni Sotuknang’ın dünyası (Waters 334).

Kızılderili mitolojisi, sıklıkla, sayılara sadece dünya düzeni sistemini ve mekânsal-zamansal ilişkileri (iki: yaradılışın kendisi; üç ve dokuz: zamansal yapı; dört, beş ve altı: mekânsal yapı; yedi: her iki yapı) temsil etmeleri için değil, aynı zamanda halk için önemli simgeler ve hayat dayanak noktası olmayı sürdürmeleri için değinmektedir.

Kaynakça

Brinton, D.G. Myths of the Americas: Symbolism and Mythology of the Indians of the Americas. New York: Multimedia Publishing Corp, 1976.

Cirlot, J.E. A Dictionary of Symbols. London: Routledge, 1971.

Crawford, S. J. and D. F. Kelley. American Indian Religious Traditions: An Encyclopedia. Santa Barbara: ABC-CLIO. Vol. I, 2005

Gill, S.D. and I.F. Sullivan. Dictionary of Native American Mythology. Oxford: Oxford Univ. Press, 1994.

Gladis, A.R. “Prayer: The Compulsive Word.” Monographs of the American Ethnological Society. Vol. VII. New York: J.J. Augustin, 1944

Hultrantz, A. The Religions of the American Indians. Berkeley: Univ. of California Press, 1980.

Mooney, J. Myths of the Cherokee and Sacred Formulas of the Cherokee. Nashville: Charles and Randy Elder, 1982

O’Bryan, A. “The Dîné: Origin Myths of the Navajo Indians” Bureau of American Ethnology Bulletin, No. 163. Washington: Government Printing Office, 1956

Opler, M.E. An Apache Life-Way. New York: Cooper Square Publishers, Inc., 1965. Parker, A.C. Seneca Myths and Folk Tales. Lincoln: Univ. of Nebraska Press, 1989. Spence, L. Myths and Legends of the North American Indians. London: CRW, 2004. Waters, F. Book of the Hopi. N.Y.: Penguin Books, 1977.

Williamson, R.A. Living the Sky. The Cosmos of the American Indian. Norman: Univ. of Oklahoma Press, 1989.

Бауер, В., И. Дюмоц, and C. Головин. Энциклопедия символов. М.: КРОН-ПРЕСС, 1995.

Ващенко, А.В. Суд Париса. Сравнительная мифология в культуре и цивилизации.

М.: ФИЯиР МГУ, 2008.

Григоров, Г.Х. Неопределённая множественность в числах. Сакральные числа и основания их выбора. Числа в системе культуры. М.: РГГУ, 2012. С. 94-118.

Мифы, сказки и легенды индейцев: Северо-западное побережье Северной Америки.

М.: “Восточная литература” РАН, 1997.

Стукалин, Ю., 2005.Наделённые Силой: Шаманы и колдуны американских

индейцев. М.: Гелеос, 2005.

Kaynak: http://www.se.edu/nas/files/2017/10/AAA-NAS-2015-Proceedings-Danchevskaya.pdf

Çeviren: Yalçın Ceylanoğlu

HER HAKKI MAHFUZDUR.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir