
Ramayana ve Mahabharata dahil eski Hindu yazıtları vimanalardan ayrıntılı olarak bahseder.
Rama Ravana’yı öldürüp tekrar Ayodhya’ya dönmeye karar verdiği Ramayana destanının Yuddha Kanda bölümünde bir kez daha Puşpaka (Pushpaka) vimanasının tarifini bulabiliriz. Yeniden aynı yoldan yolculuk etmek çok zor olduğu için, Rama, Ravana’nın kardeşi Vibhişana’ya (Vibhishana) hızla Ayodhya’ya nasıl ulaşabileceklerine bakmasını rica eder. Ravana’nın farklı niteliklere ve özelliklere sahip değişik vimana türleri bulunan pek çok vimana filosu vardı. Vibhişana, bir gün içerisinde onların tamamını şehre indirebileceğini ileri sürer ve Puşpaka’yı ona şöyle tanımlar:
“Avam uktastu Kaakustam|
Pratyuvaacha Vibhishanah||
Ahnaa tvaam praapayishyaami|
Taam puriim paarthivaatmaja ||” 6-121-8
“Rama’nın sözlerini duyunca Vibhişana şöyle yanıtladı: ” Ey, Prens! Sizi bir günde o şehre götüreceğim!”
Burada göz önüne almamız gereken asıl mesele, Ramayana’da tanımlanan puşpaka vimanasının bir gün içinde Lanka ile Ayodhya arasındaki mesafeyi katedebileceğidir. Lanka ile Ayodhya arasındaki hava mesafesi yaklaşık olarak 2.110 km yani 1311 kara mili civarındadır. Bu ise, o günlerde puşpaka vimanasının 2.110 km.lik bu hava mesafesini bir günde geçebildiği anlamına gelir. Ramayana destanında geceleyin seyahat eden hiçbir vimana tarifi yoktur; bundan dolayı, puşpaka vimanasının Lanka’dan Ayodhya’ya yolculuğunun gündüz vakti azami 6-8 saatlik sürmüş olabileceğini tahmin edebiliriz.
Hem Rama hem de Lakşmana (Lakshmana) bu vimanayı görünce şaşırdılar. Aşağıdaki Ramayana destanı slokası (tanrısal özlü söz) da aynı şeyi anlatır:
“Tat pushpakam kaama gamam vimaanam|
Upastitam bhoodhara sannikaasham||
Drushtvaa tadaa vismayamaajagaama|
Raamah sowmitrirudaarastvah||” 6-121-30
“Lakşmana ile birlikte cömert zihinli Rama bir dağı andıran ve istenilen zamanda her yere yolculuk edebilen ve o vesileyle ulaşabilen adı geçen hava arabası Puşpaka’yı gördüklerinde şaşırdılar.”
Bizim için buradaki önemli nokta, “kaama gamam vimaanam” yani bu Puşpaka vimanasının “istenilen zamanda her yere yolculuk etme” yeteneğidir. Burada bir daha bunu düşünce güçlü hava taşıtı ile karşılaştırabiliriz. 2013 yılında Minnesota Üniversitesi’nden Prof. Bin He’nin ekibinin yaptığı araştırmadan sonra, Münih Teknik Üniversitesi’nden Tim Fricke ve Alman bilim adamları ekibi, 2014 yılının Mayıs ayında pilotların düşünce güçlerinden yararlanarak hava taşıtının uçuşunu benzetimlediler. Bu projede, sadece düşünce güçlerini kullanarak kimisinde hiçbir eski uçma deneyimi bulunmayan yedi pilotluk ekip uçuş benzetimcisini denetleyebildiler.
Beyinlerinden gelen elektrik sinyalleri binlerce elektrikli ensefalografi elektrodu içeren başlıklarınca okunuyordu. Onlar, beyin sinyallerini bilgisayar komutlarına çeviren bir Harezmli yolu (algoritma) kullanıyorlardı. Bu deneyimi geçiren pilotlar, pilot lisansını kazandıracak tüm ölçütleri yerine getirecek düzeyde uçağı iyi denetleyebildiler. Münih Teknik Üniversitesi’ndeki projenin başındaki uzay mühendisi Tim Fricke, uzun vadeli hayallerinin uçmanın daha fazla insana ulaşmasını sağlamak olduğunu söyledi (Ellie 2014).
Zihinle denetim, bir pilot ekibi düşünceleri dışında hiçbir şey kullanmadan bir uçağı başarılı biçimde uçurabildikten sonra zirvesine ulaştı. Alman bilim adamları, bazısında hiçbir geçmiş uçuş deneyimi bulunmayan yedi pilotun zihinle denetlemeden yararlanarak hayret verici doğrulukla nasıl uçtuklarını gösterdiler.
Kaynak: https://logicalhindu.com/vimana-ramayan-mahabharat-vimanas/
Çeviren: Yalçın Ceylanoğlu
HER HAKKI MAHFUZDUR.
