Yazar: Peter Keijsers

Herkes uluslararası barış işaretini bilir. Ama az sayıdaki insan, onun gerçekten ne anlama geldiğini bilir. O, aslında masonluğun şu iki en kudretli simgesinin kaynaşmasıdır: noktalı daire ve üç uçlu mızrak.
Üç Uçlu Mızrak


Üç uçlu mızrak, Yunan tanrısının elinde tuttuğu eser olduğu için Poseidon’un simgesidir. Daha sonra, Romalılar, bu Tanrı’yı dinlerine devraldılar ve ona Neptün adını verdiler. Üç çatallı mızrak simgesi, eski Yunan mitolojisinden çıktı. Poseidon, iki tekerlekli savaş arabasıyla veya denizatlarıyla dünyayı gezen deniz tanrısı olarak tanınır ve üç uçlu mızrağıyla silahlı olarak dünyada egemenlik sürer. Kudretli üç uçlu mızrağıyla depremlere ve sellere neden olmasının yanında gök, yer ve ölüler diyarı üzerinde üç katlı kudreti elinde tutar.
Çoğu kez üç uçlu mızrak simgesini gördüğümüzde, o, genellikle kudreti ve kutsal sayı üçü veya daha uygun bir şekilde Baba, Oğul ve Kutsal Ruh üçlüsünü simgeleyen üç dişli çatal olarak temsil edilir. Üç sayısı, sadece üç uçlu mızrak ya da tanrı Neptün simgesinde değil, aynı zamanda “Aşağıda Ne Varsa Yukarıdaki Gibidir” veya “İçimiz Neyse Dışımız da O” ifadelerine öykünen evrenin ve insan yapımı dünyanın yaradılışında önemlidir.
Üç sayısı, dünyamızdaki en önemli sayılardan birisidir. Üçlülüğü, birliği, aykırılığı ve başlangıç, orta ile sonu belirtir. Dünyamızın yaradılışı, zamanı geçmiş, şimdi ve gelecekle birlikte sabah, öğle ve akşama ayırır. Üç dişli mızrağıyla, Neptün gök, yer ve ölüler diyarı alanlarında kudreti elinde tutar.
Ama üç uçlu mızrak, “Şeytan’ın mızrağı” ya da şeytani güç simgesini de temsil eder. Çağdaş toplumda, çoğu kez resmi kudret organlarının işaretidir. Bu üç kudret organı, şimdi mali merkez, dini merkez ve siyasal merkez olarak tanınır.
Mali merkeze, çoğunlukla “the City” denen “the City of London” (Londra İş Merkezi ilçesi) adı verilir. Küresel olarak faaliyet gösteren birçok uluslararası şirketin merkezi burada bulunur. Onun egemenlik yetkisi vardır ve Birleşik Krallık kraliçesinin bile burada iş yapmak için onay istemesi gerekir.
Dinsel merkez ise daha çok Vatikan olarak bilinen Roma’da bulunur. Vatikan’ın merkezinde Papalık bulunur. Bu Papalık, tüm kiliselerin seçkin piskoposluğu olarak konumundan dolayı her yerdeki kiliselerin merkezi referans noktası ve mezhebin ilgi merkezi olarak işlev görür.
Siyasal merkez ise ABD’de bulunur. Bazıları, burasının Washington DC olması gerektiğini söylerken, diğerleri, onun Birleşmiş Milletler Genel Kurulu merkezinin bulunduğu New York olduğunu söylerler. Her koşulda, bu yerlerden herhangi birinin üçüncü güç merkezi olduğu açıktır. Askeri merkez, bu siyasal merkezin parçasıdır ve bu nedenle hiçbir ayrı merkezi yoktur.
Merkez sayısına baktığımızda, dünyaya yayılan üç güç yeri olduğunu anlıyoruz. Ancak, son zamanlarda mali merkez gittikçe önem kazanmış görünüyor. Dini merkezin son birkaç on yılda gücünü kaybetmiş olduğu yerlerde siyasal merkez, mali merkezin talimatlarına uymaktadır. Deyim yerindeyse, güç dengesi değişmektedir.
Noktalı Daire

Aslında ortasında bir nokta bulunan daire, erkek üreme organının erkeklik organına ait temsili veya tam bir hücrenin suretidir. Daire, birlik, bütünlük, sonsuzluk simgesini, tanrıçayı ve dişi gücünü resmeder. Birçok çağdaş çok tanrıcının yanı sıra tarihin her aşamasındaki doğa merkezli dinlere göre, o, dişi güç ruhunu, evreni veya ruhanileştirilmiş Dünya Ana’yı ve kutsal bir mekanı betimler. Gnostik (Hristiyanlığın başlangıcında ruhani sırları bilmek iddiasında olan dini fırkalar ile ilgili) gelenekler, kesiksiz daireyi kendi kuyruğunu yerken daire oluşturan dünya yılanı ya da Uroboros (Ouroboros) ile ilişkilendirirler.
Daire içerisindeki nokta, erkek gücünü temsil eder. Dünyadaki her büyük şehirde dikili taş heykeli bulunur. Bu dikili taş noktayı simgeler. Ayrıca, her dikili taşın çevresinde kendi kendini yiyen yılan ya da Uroboros’u betimleyen daire çizen yol (yuvarlak bir alan) bulunur. Ancak sıradan masonlara onun İnsanlığın İnsanı (mikrokozmos) ile Evreni’ni (makrokozmos) yansıttığı ve tüm insanların yaşamlarında evrenin mükemmel ortasında bulunan nokta ile ifade edilen uyumu aramaları gerektiği söylenir.
Her simgenin kendisi, zararsız ve iyi veya en azından etkisizdir. Ancak, tersten aynı simge kötüdür. Bu, özel durumda, ters üç uçlu mızrağın kötü bir simge olduğu anlamına gelir. Noktalı daire ise mükemmel bir bakışım halinde hazır bulunduğu için herhangi bir şekilde tersine döndürülmediğinden basitçe iyi ya da kötü olamaz. Bunun için, o etkisiz kalır. Bununla birlikte, üç uçlu mızrak ters tasvir edildiğinden ve bu yüzden kötü olarak temsil edildiğinden ötürü tam barış simgesi kötünün temsili haline gelir.


Küçük bir sapma yapmamız gerekirse, (George) “Orwell tarzı konuşma” ifadesine bakalım. Burada, Masonlar tarafından oldukça sık kullanılan şu evrensel ilkelerden birine yeniden dönüşü görüyoruz: “Aşağıda Ne Varsa Yukarıdaki Gibidir”. Bu ilke, Büyücü ve Şeytan denen tarot kartlarından en az ikisinde bile tasvir edilir. Bu, konuşulan her sözün anlamı bakımından tersine çevrilmesi gerektiği anlamına gelir. Diğer bir deyişle, barışa değinildiğinde, Orwell tarzı konuşmada gerçekte savaştan bahsedildiği kastedilir.
Sonuç olarak, masonluktaki barış simgesi, aslında iktidar yoluyla erkek hakimiyetinin simgesi ve Şeytan’ın mızrağı veya başka bir ifadeyle savaş simgesidir! Bu yüzden, gelecek sefer barış simgesi olduğu söylenen uluslararası simgeyi kullanmayı tasarlarsanız tekrar düşünün. Çünkü aslında BARIŞ DEĞİL, SAVAŞ İSTEDİĞİNİZİ anlatıyorsunuzdur!
Kaynak: https://www.peterkeijsers.com/the-truth-about-the-peace-sign.htm
Çeviren: Yalçın Ceylanoğlu
HER HAKKI MAHFUZDUR.
