Pamuk ile Sanayi Kenevirinin Çevresel Karşılaştırılması

Pamuk ile Sanayi Kenevirinin Çevresel Karşılaştırılması adlı makalemizi severek okuyacağınızı umuyoruz.

Yazar: Brian Palmer

Pamuk ile Sanayi Kenevirinin Çevresel Karşılaştırılması
Sanayi keneviri ile Hint keneviri. Hem sanayi keneviri hem de Hint keneviri Cannabis sativa L. türü içerisinde sınıflandırılırlar.

 

Sanayi kenevirinin çevre için ne kadar yararlı olduğunu duymaya devam ediyorum ve Amerikalı çiftçilerin onu yetiştirmelerine izin verilmemesi ne yazık. Sanayi keneviri öyle çevre dostu mudur?

Doğal pamuk ipliği. Kahverengi pamuk lifleri. Doğal lifler çevreyi korurlar.

Muhtemelen soya fasulyesi dışında, hiçbir bitki sanayi keneviri kadar farklı ürün ve tartışma yaratmayı başaramamıştır. Sanayi keneviri giysisi, sanayi keneviri kağıdı, sanayi keneviri sütü, sanayi keneviri yağı vb. satın alabilirsiniz. Liste uzar gider. Bir Kanada şirketi, sanayi kenevirinden elektrikli otomobil bile yapmıştır. Yandaşları, yapraklı bitkiden adeta küresel iklim değişikliğini tersine çevirecekmiş gibi bahsediyorlar. Karşıtçıları ise onun yalnızca çocuklarınızın kafayı bulmalarını uman esrarkeşlerin sunduğu bir Truva atı olduğuna inanıyorlar.

Sanayi kenevirinin yasal sorunu, onun görsel olarak ve sınıflandırma bakımından Hint keneviri ile özdeş olmasıdır. Her ikisi de Cannabis sativa L. olarak sınıflandırılır ve aralarındaki tek fark, esrardaki zihinsel süreçleri etkileyen madde olan delta-9-tetrahidrokannabinol (THK) derişimleridir. Sanayi kenevirindeki oran, bu eşiğin altına düştüğü halde Hint keneviri, ağırlıkça en az %3 THK içerir. Ancak, Sam Amca’ya kalırsa, Hint kenevirini sanayi kenevirinden ayırt etmenin tek yolu onu laboratuvara götürmek veya onu sarmak ve tüttürmektir.

Bitki, 1 no.lu denetimli maddeler içerisinde yer alır ve bu, THK içeriğine bakılmaksızın onun yetiştirilmesi için özel izne gerek duyduğunuz anlamına gelir. Kanada ve birçok Avrupa ülkesi, artık çiftçilerinin (kuvveti en hafif Hint kenevirinin 10’da 1’ine karşılık gelen) %0,3’ten düşük THK içeren sanayi kenevirini yetiştirmelerine izin veriyorlar (Bu ülkeler, sanayi keneviri çiftçilerine tarım için arazilerini önceden kayda geçirmelerini ve sertifikalı düşük THK’lı tohum kullanmalarını şart koşuyorlar. Hükumet, onların ürünlerinin THK içeriğini de belirli aralıklarla denetliyor). ABD ise büyük ölçüde çiftçinin tarlası üzerinde uçan hükumet helikopterinin sanayi keneviri ile Hint kenevirini ayırt edemeyeceği için bunu yapmaktan çekiniyor. Bu nedenle, ABD’de üretilen tüm sanayi keneviri ürünlerinin ham maddeleri yurt dışından getirtilmelidirler.

Sanayi keneviri, ya tohumluk ya da liflik yetiştirilebildiği için kısmen çok yönlüdür. Tohumları, süt, yağ ve diğer gıda ürünlerini verirler ve özellikle perhizlerine omega 3 yağ asidini sokma sorunları olan veganlar tarafından tutulurlar. Lifinden ise kağıt ve giysi için yararlanılır. Denizciler, yüzyıllardır sanayi keneviri halatlarını ve yelkenlerini kullanmakla birlikte ürünün bolluğu, Amerikan Bağımsızlık Savaşı sırasında hayati önem taşıyordu.

21 Şubat 2020 tarihinde Roma’da düzenlenen Hemp Mundi Kenevir Ürünleri Fuarı’ndaki sanayi kenevirinden üretilmiş gömlekler ve çantalar

Öyleyse, sanayi keneviri, tüm çevresel sorunlarımıza çare midir yoksa sadece sıkıcı bir saksı bitkisi midir? Bu, onu ne amaçla kullanmak istediğinize ve onu neyle kıyaslamak istediğinize bağlıdır. Şimdilik, en geleneksel ve yaygın kullanımı olan dokumalara odaklanalım.

Stockholm Çevre Enstitüsü’nün 2005 yılında yayınladığı bir rapor, pamuk, polyester ve sanayi keneviri dokumalarının su, toprak ve enerji gereksinimlerini karşılaştırdı. Çalışma, bu konunun en kapsamlı araştırması olduğu halde sonuçları tatmin edici olmayan biçimde karmaşıktı.

Bir dokumanın ham maddelerinin üretilmesi, süreçteki diğer herhangi bir aşamadan daha fazla enerji tüketir. Ancak, farklı üretim teknikleri önemli ölçüde etkiyi artırabilir ya da azaltabilir. Böcek ilaçları ve yabancı ot ilaçları, gerek sanayi keneviri gerekse pamuk yetiştiriciliğinde kullanılan enerjinin yarısından fazlasını karşıladığından, organik yöntemler, daha düşük karbondioksit çıkarılmasından sorumludurlar. Genel olarak, organik pamuk, organik sanayi kenevirinden daha az enerji gerektirmiş ama fark oldukça küçük olmuştur. Ham maddesi petrolden elde edilmesi çok fazla enerji gerektirdiği için yapay bir kumaş olan polyester, onların 3 kat farkla açık kaybedeni olmuştur.

Yetiştirilmesi ve işlenmesi rakiplerinden daha az enerjiye ihtiyaç duymasına rağmen, pamuk, çok fazla arazi kullanır. Hayatımızın kumaşı, her ton tamamlanmış dokuma için grubun arazi kullanımı cimrisi sanayi kenevirinin aşağı yukarı iki katı kadar tarlaya gerek duyar. Kimyasal madde kullanımı ile arazi ihtiyacı arasındaki ters ilişki konuyu daha da karmaşıklaştırıyor. Organik tarım yapan çiftçilerin yapay böcek öldürücülerle yabancı ot ilaçlarını keserek enerjiden tasarruf edebilmelerine rağmen, hektar başına verimleri düşer. Petrolden imal edilen sentetik bir kumaş olan polyester, arazi kullanımında hemen hemen sanayi keneviri kadar iyi iş görür. Görünüşe göre, petrol yatağından pamuk tarlasına göre daha fazla kumaş elde edersiniz.

Su söz konusu olunca, bir kez daha pamuk büyük kaybeden oluyor. Pamuk, az sulama ile yetiştirilebilen sanayi kenevirinden ekim dönemi başına yaklaşık %50 daha fazla suya ihtiyaç duyar (Sanayi keneviri o kadar verimlidir ki ABD Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi’nin her yıl kökünden söktüğü kenevir bitkilerinin ezici çoğunluğu onun yabani bir akrabasıdır. Maddeye yabancı ot demeleri tesadüf değildir). Pamuk, dünyanın suyun kıt olduğu yerlerinde de yetiştirilmeye eğilimlidir. Dünyadaki pamuk tarlalarının yarısından fazlası sulamaya dayanır çünkü o, Mısır, Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi, Kaliforniya ve Teksas gibi bazı nispeten kurak bölgelerde yetiştirilir.

İşlenmeyi muadeleye kattığınızda, pamuk, sanayi kenevirinin dört katından fazla su kullanır. Tarımsal bir ürün olmadığı için polyesterin karşılaştırılması zordur. Ama bazı çalışmalar, pamuğun sadece binde biri kadar su kullandığından, onun grubun en az su yoğun olanı olduğunu ileri sürerler (Aslında, su, polyester işlenirken ortaya çıkan bir yan üründür) .

Öyleyse tüm bunlardan bize ne kalıyor? Maalesef, açık bir galibin olmadığı. Polyestere yönelen bir iddia var ama yapay dokumaların yenilenememeleri ciddi endişelere neden oluyor. Genel olarak, su ve toprak gereksinimi açısından üstün olduğu ve enerji kullanımı yönünden sadece biraz daha kötü olduğu göz önünde tutulursa sanayi keneviri çevre konusunda pamuktan daha uygun görünüyor. Fakat ABD Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi, çevresel dertlerimizin tamamından sorumlu mudur? Hiç de öyle değil.

Kaynak: https://slate.com/technology/2011/04/hemp-versus-cotton-which-is-better-for-the-environment.html

Çeviren: Yalçın Ceylanoğlu

HER HAKKI MAHFUZDUR. 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir