Ketenin Tarihçesi

Yazar: HL Sine Gunnsdottir (Janis M. James – 2005/07)

Ketenin Tarihçesi adlı makalemizi severek okuyacağınızı umuyoruz.

Ketenin Tarihçesi
Keten lifleri

Doğal liflerle çalışmak daima en büyük hobilerimden birisi olmuştur. En belli olanı ise tüm biçimlerde elde edilebilen yün ve pamuktu. Bir gün ipeği keşfettim. Ha, ipeğin keyfi. Onun nasıl göründüğü ve hissedildiği, sonra da böyle kuvvetli ama narin ipliklerle çalışmayı merak etme. Kısa bir süre sonra, tarihin başlangıcından beri kullanılan lifleri keşfetmek benim için çok önemli hale geldi. Genellikle rahat olduğu ve giyinildiği zaman çok fazla kırıştığı dışında keten hakkında fazla bir bilgim yoktu.

İrlanda’nın keten çarşafları, birkaç ömür dayanıyordu. Onları satın almaya ise çoğunlukla gücüm yetmiyordu. Sonra, bana bazı birinci sınıf saf ketenlerle çalışma fırsatı verildi ve onları bana sattılar. Aklım, mükemmel lif ve onlardan yapabileceğim her şeyin hayalleri ile doluydu. Geçen 25 yıl süresince de ketene ve onun bana sunduğu şeylere olan aşkımı kaybetmedim.

Keten, uygarlığın tanıdığı en eski ürünlerden birisidir. İnsan, en ilkel zamanında avlandığı vahşi hayvanlarla yaşamını sürdürdüğü zaman, bu hayvanların derileri, onun tek giyim kaynağını oluşturuyordu. Sonra, sığır ve koyun sürülerini bu büyük göçler sırasında Doğu Avrupa topraklarının bir ucundan bir ucuna güden göçebe topluluklar oluştuğu zaman, bu koyun sürülerinden elde edilen yün, sahiplerinin giydirilmesine yarıyordu.

Uzun bir tarih döneminden sonra insan, yerleşik yaşama geçti. Bizzat kalıcı şehirler inşa etti ve toprağı ekip biçti. Topraktaki ürünlerden birisi de keten idi ve keten bitkisinden elde edilen liften keten kumaş üretildi. Bu nedenle, keten ilk dokunan bitkisel kumaşlardan birisidir.

İlk Çağlarda Keten

İsviçre’deki Cilalı Taş Devri’ne ait göl yerleşimlerindeki sit alanlarında yapılan arkeolojik bir kazı, keten tohumlarından hazırlanmış yanık gıda artıklarının yanı sıra keten ipliklerinin, iplerinin, elbiselerinin ve balık ağlarının kalıntılarını ortaya çıkarmıştır. Bu nedenle, insanın keten yetiştirmesi, zaten Cilalı Taş Devri dönemlerine kadar uzanmaktadır. Tunç Devri’ne ilişkin keten ekip biçmenin izlerine İspanya’da yapılan arkeolojik kazılarda rastlanmıştır. Ancak, ilk keten ekip biçmeye ilişkin bulguların çoğu, Demir Çağı ile ilgilidir. Bunlar ise çok yıllık dar yapraklı ketenin Avrupa’nın dört bir yanında İskandinavya’ya kadar ekip biçildiğini göstermektedir.

Almanya’daki Demir Çağı yerleşimi sit alanlarındaki arkeolojik kazılarında buğday, darı ve keten tohumlarından hazırlanmış ekmek kalıntıları keşfedilmiştir. Ayrıca, pek çok arkeolojik bulgu, edebi kayıt ve dil bilimsel çalışma, kadim keten ekip biçme alanları olarak Hindistan’a, Türkmenistan’a, Türkiye’ye, Güney Kafkasya’ya, Etiyopya’ya, Cezayir’e ve Tunus’a da dikkat çekmektedir.

Tohum keteni ile birlikte lif keteninin de evcilleştirilmesi, Hindistan’da ve Çin’de pamuktan daha önce yani 5.000 yıldan daha eski bir zamanda gerçekleşmiştir. Bazı bilim adamları, ketenin aslen batı İran’dan gelmekle beraber buradan ketenin ilk ekilip biçildiği düşünülen bölgelere yani Hindistan, Çin ile Orta Asya’ya, batıda ve güneyde ise öncelikle Babil’e ve Mısır’a yayıldığına inanırlar.

Keten, Hristiyanlık öncesi dönemde Akdeniz’de çok kullanılıyordu. Keten, bazen eski Mısır’da nakit para olarak da kullanılıyordu. Mısır mumyaları, ketene sarılıyorlardı çünkü o, ışık ve saflık simgesinin yanında varlık göstergesi olarak görülüyordu. Elde eğrilen ipliklerden dokunmuş olan bu kumaşlardan bazıları son derece inceydi ve onlardaki ipliklerin inceliği, günümüzde bile eğirme makinelerinde üretilememektedir.

Ketenin yapıldığı keten bitkisi, dünyadaki en eski zirai bitkilerden birisidir. 5.000 yıldan daha uzun bir süre önce Mısırlılar, ona çok alışılmamış güzelliğinden dolayı dokunmuş ay ışığı adını vermişlerdi. Biraz daha az şiirsel olmakla birlikte gittikçe daha uygun hale gelen Latince ismi ise “linum usitatissimum“dur:  en faydalı keten bitkisi.

Yaklaşık 3.000 yıl önce MÖ 1258 yılında ölmüş olan İsrailoğulları’nın (Musa önderliğinde) Mısır’dan toplu göçündeki Mısır Firavunu II. Ramses’in mezarı 1881’de keşfedildiğinde saf keten sargıları, mükemmel biçimde korunmuş idi.

Bir Amon tanrısı papazının kızı olan, 2.500 yıl önce ölen “Kaboolie”nin mumyası, İrlanda’daki Belfast Kütüphanesi’nde saklanmaktadır. Ayrıca, bu mumya üzerindeki keten de mükemmel şekilde korunmuş durumdadır. Mısır’daki mevcut araştırma, pek çok harika keşfi ortaya çıkarmış olmakla birlikte Tutankhamun’un mezarı açıldığı zaman tüm diğer kumaşların toz haline kadar ufalanmasına rağmen keten perdelerin bozulmamış halde bulunmuş olması, tarihsel doğruluğu olan bir konudur.

Şekil.1: (İç tarafında, mumya bulunmakta olan) bir keten mumya kefeni.
Mısır, MÖ 1000 dolayları (Vatikan Müzesi, Roma)
Şekil.2: Keten hasadı,
“Sennedjem”in mezarı, Eski Mısır.

Londra’daki British Museum’da en az 6.000 yıllık mumya keteni parçaları bulunmaktadır. Son zamanlarda gerçekleştirilen bir inceleme sırasında, bu ketenlerden kesilen parçalar, İrlanda’nın Belfast kentindeki Keten Sanayi Araştırma Enstitüsü’nde mikroskobik olarak incelenip fotoğraflanmış (aşağıda gösterildiği gibi) ve yapısal bakımdan günümüzde üretilen ketenler kadar mükemmel oldukları bulunmuştur.

1. Hanedan Mısır Keteni
Son Zamanlarda Dokunmuş Çağdaş Keten

Keten, MÖ 5. binyıldan beri Orta Doğu’da kullanılmaktadır. Mısırlılar, yünü nadiren kullandıklarından ve kadim tarihlerinin çoğunda pamuğu bilmediklerinden, Mısır’da onun rolü muhtemelen diğer pek çok kültürden daha önemliydi. O, (Eski Mısır dinindeki yıllık Nil tufanı tanrısı) Hapi ilahisinde adı şöyle geçtiği için Nil nehrinin bir armağanı olarak görülüyordu: İnsanlar, onun tarlalarının keteni ile kuşanırlar. 

Hapi (Nil tanrısı)

Keten, zamana karşı direnç göstermiştir. Ayrıca, onun tarihi ile Kitabı Mukaddes hikayeleri âdeta birlikte dokunmaktadır. Keten, daima bir saflık belirtkesi olarak bahis konusu yapılmıştır ve ona sık sık Eski Ahit’te de değinilmektedir.

Tanrı’nın Konutu

İsrail kabileleri, ibadetlerinin merkezi noktası olarak Tanrı’nın Konutu’nu kullanıyorlardı. Tanrı’nın Konutu’ndaki perdelerin, ince ketenden yapılmış olduğu ve başrahip Harun’un En Kutsal Yer’e girdiğinde üzerine kutsal keten mintan ile don giyerken başına keten bir sarık taktığı söylenmektedir. Eski devirlerin tarihinde keten, gerçekten eşsiz bir yere sahiptir. Bu, ayrıca insanlığın geçmişini ve geleceğini ellerinde tutmakta olan yedi meleğin saf ve beyaz ketenle kuşanmış olduğunu söylemekte olan Yeni Ahit’te de doğrulanmaktadır. Yine, Kitabı Mukaddes’teki Vahiy bölümünde bize sonsuz yaşam ve mutluluk için seçilen kimselerin giysilerinin de ince ketenden olacağı bilgisi verilmektedir.

Hazreti İsa’nın ölümünden bir asır sonra Yunan tarihçi, biyografi ve deneme yazarı Plutarkhos, İsis papazlarının saflığından dolayı keten giydiğini yazmıştır. O, sadece İsraillilerin değerli bir kumaşı değildi.

Eski çağlarda, hemen hemen her ülkede toprak üzerinde bulunanlar, keten bitkisi yetiştiriyorlar ve kendi kullanımları için keten dokuyorlardı, ama kurulu keten sanayisine ilişkin en eski kayıtlar, yaklaşık 4.000 yıl öncesine ait olmakla beraber bize Mısır’dan gelmektedir.

Fenikeliler, ticaret filolarıyla beraber Akdeniz halklarına pek çok ticaret yolu açmışlardı. Keten yetiştiriciliğini ve keten yapımını milattan önce İrlanda’ya getirenler de Fenikeliler idi, ancak kayıtlarda, İrlanda’da keten üretiminin düzenini sağlayacak uygun çabalara 12. yüzyıla kadar rastlanmamaktadır.

Keteni ilk kez doğu Avrupa’da ekip biçmeye başlayan toplum olan Slavlar, onu Yunanistan’dan getirmiş oldukları halde, Batı Avrupa’daki en eski keten yetiştiricileri olan Galyalılar ve Keltler, onu Romalılardan öğrenmişlerdi. Ketenin Orta Asya’daki ilk ekilip biçildiği bölgelerde (Afganistan, Buhara’nın dağlık bölgeleri ve Türkmenistan), keten yetiştiriciliği, 20 yüzyılın sonuna kadar ilkel biçimde devam etmiştir.

Keten, MÖ 2000’den beri Rusya’da bilinmektedir. MÖ 9.-10. yüzyıllardan kalma eski el yazmaları, Slavların keten ürettiğine ilişkin kanıtlar içermektedir. Devrin doğulu yazarları, keten giysilerle kuşanmış Slavları betimlemişlerdir. [Orta Çağ’da Kiev kenti civarında İsveçli Vikingler (İskandinavlar) tarafından kurulmuş bir devlet olan] Kiev Knezliği’nin oluşumundan önce doğu Avrupa ovasında yaşayan tüm Slav kabileleri, keten yetiştiriyorlardı.

Keten; yelken bezi, balık ağları, halatlar ve bezir yağı üretiminde kullanılıyordu. 10.-11. yüzyıllarda keten, lif ve tohum için geniş ölçüde yetiştiriliyordu. O, hem el sanatlarında hem de ticarette önemli bir ürün olarak görülüyordu. Köylüler, onu derebeylik vergilerini ödemekte ve çarın hazinesine ödemelerini yapmakta kullanıyorlardı. Rus prensleri, haracı keten olarak topluyorlardı. Bitkinin (muhtemelen sadece Asya kültüründe bambunun oynadığı rolle karşılaştırılabilecek kadar) şaşırtıcı çok yönlülüğünden dolayı halk, ona saygı gösteriyordu.

Keten, insanlığın bildiği en eski bitkisel kumaştır. Asırlardır insanlar, lif yapmak ve keten dokumak üzere keten bitkisi yetiştirmektedirler. Ancak saygıdeğer eskiliğine rağmen, keten bitkisi, hiç yaşlanmamaya devam etmektedir.

Keten bitkisi, ketenin ham maddesidir. O, üstün nitelikli kumaşların elde edildiği güzel, eşsiz bir bitkidir.

Keten Bitkisinin Özellikleri ve Tanımı

Keten bitkisinin bitki bilimsel adı Linum usitatissimum ’dur. İngilizcede keten anlamına gelen linen sözcüğü, cins ismi linum’dan ve eski İskoç dilindeki lin sözcüğünden gelen lint teriminden türetilmektedir.

Günümüzde, keten bitkisi, saygın, pahalı bir lif bitkisidir ve sadece az miktarda üretilmektedir. Onun, pamuk ve diğer liflere nispeten uzun bir ştapeli (kesikli, yani kısa ve sonlu uzunluktaki lifi) vardır.

Keten bitkisi, kümeler halinde şafak vakti açan ve sıcaklığın bastırdığı öğle civarında kapanıp ölen mavimsi, lacivert ile birlikte daha nadiren menekşe rengi, pembe ve beyaz çiçekler açar. Her bir çiçek birkaç saatliğine açmaktadır. Arılar, bir hektar keten bitkisi tarlasından 15 kg’a yakın bal toplarlar.

Keten bitkisinin enine kesiti

Keten bitkisi liflerinin uzunluğu, 5,08-91,44 cm; çapı ise ortalama 12-16 mikron arasında değişmektedir. İki çeşidi bulunmaktadır: kaba kumaşlar için kullanılan kısa halat lifleri ve ince kumaşlarda kullanılan iplik lifleri. Keten bitkisi lifleri, kumaşın esnekliğini ve dokumasını pekiştiren tipik düğümleriyle tanınabilirler. Lifin enine kesiti, kumaşın kaba dokumasına katkıda bulunan düzensiz çokgen şekillerden oluşmaktadır.

Keten bitkisi, tek yıllık bir bitkidir ve hem lifi hem de tohumu için yetiştirilir. Lif bitkisinin gövdesi, ince ve uzun olmakla beraber lif, gövdenin odunsu özünü çevreleyen kabuktan oluşmaktadır. Keten bitkisi tohumu, bezir yağı ve ayrıca beslenme amaçlarına yönelik keten tohumu unu üretiminde kullanılır. Keten tohumunun sağlıklı beslenme bakımından da çok yararlı olduğu bulunmuştur.

Lif ve tohum için yetiştirilen keten bitkileri, aynı ailedendir, ancak farklı büyüme alışkanlıkları geliştirmişlerdir. Lif amaçlarına yönelik olarak, tohum, onu lif açısından bozulmasına sebep olan dallanmaktan alıkoymak için sık biçimde ekilmektedir. Keten bitkisinin tohum veren türü, faydalı lif üretme kapasitesini yitirmiştir ve lif türü, sınırlı sayıda tohumdan çıkmaktadır. Keten bitkisi çiçeği, ya mavi ya da beyazdır ve çiçekli keten tarlasının çok iç açıcı bir görünüşü vardır.

Liflik keten bitkisi
Tohumluk keten bitkisi
Liflik keten bitkisi

Tamamlanan keten ürününün niteliği, çoğunlukla gelişim koşullarına ve hasat edilme tekniklerine bağlıdır. Mümkün olan en uzun liflerin elde edilmesi için, keten bitkisi ya tüm bitki kökünden sökülerek elle hasat edilir ya da sapları köke çok yakın biçimde kesilir. Hasattan sonra, tohumlar, “keten ayıklama” denen makineleştirilmiş bir işlemle sökülürler. Daha sonra, liflerin saptan çözülmeleri gerekir. Bu, lifleri birlikte tutan pektin maddesinin parçalanması için bakterilerden yararlanan “havuzlama” işlemi ile başarılmaktadır. Tanklarda ve havuzlarda veya doğrudan doğruya tarlalarda meydana gelen doğal havuzlama yöntemleri mevcuttur. Ayrıca, daha hızlı olmasına karşın, genellikle çevreye ve bizzat liflere daha zararlı olan kimyasal havuzlama yöntemleri de bulunmaktadır.

Bu noktada, saplar, ağustos ile aralık arasında gerçekleşen “ditme”ye (keten liflerinin gövdenin diğer kısımlarından ditme aleti ile dövülerek ayrılmaları) hazırdırlar. Ditme, sapın odunsu kısmını onun kısımlarının ayrılabileceği biçimde iki metal silindir arasında ezerek uzaklaştırır. Lifler çıkarılır ve keten tohumu, kıymık ve taraktan geçemeyen kaba keten lifleri gibi diğer kısımlar ise başka kullanımlar için bir tarafa ayrılırlar. Kısa liflerin, keten tarağından geçirilerek uzaklaştırılması ile geriye sadece uzun, yumuşak keten liflerinin bırakılması sağlanır. Lifler ayrıldıktan ve işlendikten sonra genellikle ipliklere eğrilirler ve keten dokumaları halinde dokunur veya örülürler. Bu dokumalar, daha sonra ağartılabilir, boyanabilir, damgalanabilir veya birkaç muamele ya da kaplama ile tamamlanabilirler.

Keten Bitkisi Üretimi

En iyi nitelikli keten bitkisi, Batı Avrupa’da üretilmekle beraber bir yerde üretilen en yüksek nitelikli lif, kuşkusuz Belçika’da yetiştirilen keten bitkisinindir. Mendiller, Şam keten kumaşından yapılan masa örtüsü ve peçetelerin yanında aslında en iyi dokumaya gerek duyan her şey için öncelikle ondan yararlanılır. İtalya da nitelikli ürün üretir.

İrlanda keteni, çok iyi ve özellikle kuvvetli olabilir, ancak nemli havasının olması, niteliği düzensiz hale getirebilir. Bu nedenle, İrlanda ürününden elde edilen tohumlar nadiren saklanmaktadırlar. 1950 dolaylarından beri Kanada tohumları, İrlanda tohumlarına yeğlenmektedirler. Kanada’nın kurak iklimi, lif üretimi için iyi olmamasına rağmen sonradan Belfast’a gönderilmekte olan tohuma fazladan bir dayanma gücünü veriyor gibi görünmektedir.

Rusya ve Baltık Ülkeleri, dünyadaki keten ürününün yaklaşık % 90’ını büyük bir farkla üretmektedirler. Rusya, düşük kaba sınıf keten bitkisi yetiştirirken, Baltık Devletleri, daha çok orta nitelikli life sahip ketenler üretmektedir. Son zamanlarda keten üretimi, Doğu Avrupa’ya ve Çin’e kaymıştır.

Almanya, Fransa ve Çek Cumhuriyeti keten üreticileridirler, ancak bu, esasen evsel kullanıma yöneliktir. Ayrıca, Hollanda da keten bitkisi üretmekle beraber tohumu, yıllardan beri ünlüdür.

İyi ketenin yetiştirilmesi pahalıdır ve tatmin edici sonuçlar elde edilmek isteniyorsa yetişme koşullarının uygun olması gerekir. Aynı tohum ve farklı arazi türlerinde değişik sonuçlar elde edileceği için iklim ve toprak çok önemlidir. Keten ürünü yolunur ama kesilmez çünkü bu durumda zarar görür ve değerli lifi kaybolur. Elle yolma, bu nedenle tüm keten ürününün daha büyük kısmı için zorunludur ve bu da sıkıcı, pahalı bir işlemdir (Artık, mekanik yolma makineleri mevcuttur ama onlar, sadece büyük araziler için ve hiç yağmur yağmayan ilk hasat için uygundurlar. Yağmur, ürünün kısımlarına takılıp kalır ve makine, onları tutamaz.)

Keten bitkisi, zayıf topraklarda çok iyi gelişir ve geleneksel ekip biçme yöntemleri kullanıldığında bile sadece küçük bir miktar gübreye ihtiyaç duyar. Gerçekte, aşırı düzeydeki gübreye düşük nitelikli lifler meydana getirerek tepki göstermektedir. Tek türlü tarımlar (monokültür), toprağın niteliğine ve hayvan dünyasına yaptığı olumsuz etkilerle birlikte kendi kendine yasaklanmaktadır: keten bitkisi, “keten bitkinliği”nin işaretleri belirmeye başlamadan önce bir tarlada sadece iki kez yetiştirilebilmektedir. Ketenin aynı tarlada yeniden ekilebilmesi için yedi yıllık bir ara gereklidir.

Tarım ilaçları, sadece şiddetli mantar istilasının olduğu istisnalar haricinde zorunlu değildirler. Liflerin gövdeden çözülmeleri için kesinlikle hiçbir kimyasal madde gerekmemektedir. Bu ise geleneksel topraktaki keten bitkisinin çürütülmesi ya da “havuzlanması” yöntemi (bu şekilde, bitkinin odunsu kısımlarının oluşan mantarlar ve mikroplar ile doğal olarak çürütülmesi sağlanmaktadır) ile veya yüksek basınçlı buhar kullanılarak aynı şeyin elde edildiği çağdaş tekniklerin uygulanması ile sağlanabilmektedir.

Keten Lifi

Çoğunlukla keten ipliği ile ilişkilendirilen bir nitelik, yumruların ya da uzunluğu boyunca rastgele oluşan küçük düğümlerin varlığıdır. Ancak bunlar, düşük kaliteyle ilişkili gerçek kusurlardır. (O Ecotextiles şirketinin internet sitesi, günümüzde yumruların bulunmasının çekici kabul edildiğini ve modanın en iyi ketenlerin bile yumrularının olduğunu söylediği belirtmekle birlikte,) En iyi nitelikli ketenin hiçbir yumrusu bulunmayan çok tutarlı çaplı iplikleri bulunur.

Keten kumaşlar, yüksek bir doğal parıltıya sahiptir ve doğal renkleri, fildişi, taba veya gri tonları arasında değişmektedir. Kumaş için iyi olmamasına rağmen, saf beyaz keten, ağır ağartma ile elde edilmektedir. Tipik olarak, keten, dokunulduğunda hem gevrek hem de dokulu bir his bırakan kalın / ince bir niteliğe sahiptir ancak sert ve kaba ile yumuşak ve düzgün arasında değişebilir.

Uygun bir şekilde hazırlandığında, ketenin suyu hızla emme ve yitirme yeteneği bulunmaktadır. Hatta nemli hissini vermeden kendi ağırlığının % 20’sine kadar nemi emebilir. O, son derece emicidir ve deriden atılan teri hızla uzaklaştırır. O, sert bir kumaş olduğu için deriye yapışma ihtimali daha azdır ve kabardığı zaman tamamen kuruma ve serinlik yaratma eğilimi gösterir. Bu nedenle, deri sürekli olarak serin bir yüzeyle temas eder. Sıcak, nemli ve kuru havalar için mükemmeldir.

Keten, çok dayanıklı, kuvvetli bir kumaş olmasının yanında ıslak halde kuru haldekinden daha kuvvetli olan az sayıdaki kumaştan birisidir. Esnemez ve aşınmaya dirençlidir. Ancak, aynı yerden tekrar tekrar katlandığı takdirde kopabilecek kadar düşük esnekliği vardır.

Küf, ter ve ağartma maddesi, ketene zarar verebilir, ancak o, güvelere ve halı böceklerine [Dermestidae ailesinin birkaç küçük kın kanatlı türünün, özellikle Anthrenus scrophularie (sığır böceği ) ve Attagenus piceus (siyah halı böceği) türlerinin halılarla ve diğer yün kumaşlarla beslenen ev zararlısı larvaları] karşı dirençlidir. Kire ve lekelere dirençli olduğundan, tiftiğinin veya boncuklanma eğiliminin olmamasından ve kuru temizlenebilmesi, makinede yıkanabilmesi veya buharlanabilmesinden dolayı ketenin bakımı nispeten kolaydır. Keten, yüksek sıcaklıklara dayanabilir ve sadece orta dereceli bir başlangıç çekmesine sahiptir.

Ölü Deniz yakınlarındaki 1 no.lu Kumran Mağarası’nda bulunan (tarihi) keten bez.
Dik geleneksel dokuma tezgahı
Tarihsel parçalara dayalı günümüzdeki keten dokuma tarzları
Üstün tutarlı nitelik (İzlanda). Lifleri dövülerek ayrılmış, havuzlanmış keten bitkisi balyası

Kişisel Tarih İlgim – İskandinavlar ve Keten

Vikinglerin Keten Bitkisi

Vikingler, 1.000 yıldan daha uzun bir süre önce İzlanda’ya yerleştiklerinde beraberlerinde dünyanın çeşitli yerlerinden almış oldukları keten ekip biçme bilgisini de getirdiler. Ketenin İzlanda’nın bazı bölgelerindeki Viking çiftliklerinde yetiştirildiğine ve açıkça lifinin giyim için kullanıldığına dair sagalarda kanıtlar bulunmaktadır. Ancak, ondan sonra İzlanda tarihinde bu faaliyetlerin değinilmediği pek çok asır geçmiştir. Ekip biçme denemeleri yeniden 1950’lerde yapılmış ancak yeni sistemli denemelerin, düşünülen zirai ve endüstriyel faaliyet ile başlaması 4 yıl öncesine kadar gerçekleşmemiştir.

Güney İzlanda’daki bir keten tarlası.
Açık bej renkli, nitelikli dokumalar için suda havuzlanan keten bitkisi lifleri ile tipik çiyde havuzlanmış keten bitkisi lifleri

Doğal bir ürün olan keten, güneş, yağmur, toprak ve keten bitkisinin etkileşiminden doğar. Tıpkı yetişen keten bitkisinin beslenmeye ihtiyaç duyması gibi tamamlanmış keten ürünleri niteliklerini koruyacak “sıcak ilgi”ye karşılık verirler. Tüm ketenler aynı değildirler!

Ketenin Bakımı

Saf ketenin güzelliğinin sürdürülmesi ya keten parçasının yıkanıp ütülenmesiyle ya da ona kuru temizlenmesinin yapılmasıyla gerçekleştirilebilir. En önemlisi ise üretici tarafından sağlanan bakım talimatlarına uyulmasıdır.

Bu talimatlar, ister yıkanıp ütülenme ister kuru temizleme için olsunlar ön çekme, iplikler ve süsleyiciler, kullanılan boyalar, kırışık ve leke direncine yönelik muameleler, dokumanın geçirmezliği ve dokumanın yapısı gibi pek çok bilinmeyeni de dikkate almaktadır.

Yıkama

Pek çok kimse, keteni yıkamayı tercih eder çünkü o ne kadar yıkanırsa o kadar yumuşar ve parlaklaşır. Bu parlak nitelik, ışığı yansıtmakta olan keten liflerindeki düğümler nedeniyle oluşmaktadır. Ayrıca, ketenin güzel bir biçimde yıkandığı da bilinmektedir. Bedene yakın olarak giyilen giysiler kolay yıkanmaktadırlar. Yeni yıkanmış ketenin doğal olarak temiz bir kokusu vardır ve size bir gönenç hissi verir. Elle ya da makineyle yıkanması durumunda, keten çok emici olduğu için yeterli derecede su kullanın.

Onu asarak kurutabilir, makinede kurutabilir veya pamuklu havluların içerisine sarabilirsiniz. Hangi yöntemi kullanırsanız kullanın henüz nemliyken keteninizi kaldırmayı unutmayın. Eğer keten, baştan sona kurursa gevrekleşir ve doğal nemi ile tam esnekliğini geri kazanması birkaç saati alır (Ketenin doğal nem içeriği, % 6-8 değerleri arasındadır. Bu noktanın altında kuruyan ketenin havadan nemi yeniden emmesi gerekecektir.).

Keteni yıkarken, saf sabun ya da hafif deterjan kullanın. Sabun, en iyi yumuşak suda işe yaramaktadır. Lekeleri yeni iken yıkayın. Beyaz keten için, sararmaya neden olabilen klor ağartma maddesinin (sodyum hipoklorit) yerine oksijen ağartma maddesini (sodyum ve bazen karbon ilaveli hidrojen peroksit) kullanın.

Bakım talimatlarına bağlı olarak ılık ile sıcak arasındaki bir su sıcaklığını seçin. Keten parçasını tüm sabun, deterjan ve artık topraktan arındırmak için bol su ile durulayın. Bu, (ketenin ana bileşeni olan) selülozun oksidasyonunun yol açtığı “yaşlanma lekeleri”nin oluşmasını azaltmaya yardım eder

Kurutmadan önce keteni burarak suyunu sıkmaktan kaçınınız. Beyaz ketenlerin aklığını sürdürmek için onları güneşte kurutmaya çalışın.

Ütüleme

Eğer keten, nemli iken yaparsanız ketenin ütülenmesi angarya olmaz. Eğer keten parçalarını ütülenmeden önce 6-12 saat boyunca buzdolabında ya da buzlukta muhafaza ederseniz ütülenmelerini kolaylaştırır ve hemen ütüleyemezseniz bile küflenmelerini engellersiniz.

Kuru ketenin buharla ütülenmesi nemli ketenin ütülenmesinden daha az etkilidir. Ev ütüsünün buharı, tam anlamıyla yeterli değildir.

Ütünüzün taban levhasının temiz ve düzgün olduğundan emin olmakla birlikte buharlı ütünüz varsa kahverengi lekelenmeye neden olabilecekleri için kireç tortularını gözden geçirin. Ütü tahtanızı ve örtünüzü yoklayın. En iyi ütüleme için iyi takviye edilmiş bir ütü tahtası ve düzgün ısı yansıtıcı ütü örtüleri kullanın.

Parlaklığını ortaya çıkarmak için önce ters yüzünü, sonra ön yüzünü ütüleyin. Koyu renkli ketenlerin ise sadece ters yüzünü ütüleyin.

Kumaş ağırlığına uygun bir sıcaklık ayarını seçin. Saf keten ütünüzdeki en yüksek sıcaklık ayarını alabilir (Önce fark edilmeyen bir köşeyi ya da parçayı sınayın)

Keteni düzgün hale gelene kadar ama kurutmadan ütüleyin. Kırışıkları kaybolduktan sonra kupkuru hale gelene kadar keten parçasını asın.

Kuru Temizleme

Eğer keten, bir doğal lif kumaşıysa ve yıkanabiliyorsa neden kuru temizlenmesin? Yüzyıllar boyunca insanlar temizlemek amacıyla keteni akarsularda yıkamış ve toprak kaplarda kaynatmışlar, sonra güneşte kurutmak için basitçe onu sermişlerdir. Hatırlayın, ketende rötuşlar, vb.de izleyen bakım talimatlarına gerek duyulur.


Arka
Ön

Yukarıdaki resimler: Viborg şehri keten gömleğinin yeniden yapımı (Danimarka, MS 1.100 dolayları).

Bu keten gömlek ya da tünik, MÖ 11. asırdaki Danimarka, Viborg şehrinden gelmektedir. Bedeni tek bir kumaş parçasından yapılmıştır ve hem önü hem de arkası omuzdan bele kadar aynı kumaşla astarlanmıştır.

Uzmanlara göre, orta nitelikte dokunmuş keten kumaş, o dönemde Avrupa’da bilinen ve 10. yüzyılda Polonya’da ve (Almanya’nın kuzeyinde Danimarka sınırında bulunan) Haithabu eski yerleşim biriminde bulunduğu arkeolojik verilerle kanıtlanan yatay bir tezgaha ihtiyaç duymaktadır. (Viborg’un kıyısında bulunduğu) Søndersø şehri bulguları, genel anlamda profesyonel zanaatkarları ve bir derecede Batı ve Orta Avrupa ile kültürel ilişkiyi kanıtlar. Buradan hareketle, yatay tezgahın Viborg şehrinde bilindiği ve gömleğin muhtemelen başka yerde yetiştirilen keten bitkisinden üretildiği olasıdır.

Kaynakça

  1. The Irish Linen Society and The Linen Industry Research Association – Archives
  2. Saskatchewan Flax Development Commission, Saskatoon, Saskatchewan
  3. Inger Jonsson, PhD, Uppsala University, Sweden
    -Women Flax Scutchers in the Linen Production of Hälsingland
  4. The European Linen Industry in Historical Perspective. Edited by Brenda Collins and Philip
    Ollerenshaw. Oxford: Oxford University Press, 2003. Encyclopaedia Britannica
  5. W. H. Webb, FTI, lecture on Linen
  6. Flax and Linen ISBN 0-85263-727-6
    By Patricia Baines. Shire Publications Ltd, Buckinghamshire 1985
    A concise guide to the story of Flax and Linen and the processes involved.
  7. Feyging Ltd.- Iceland (in 1999).
    The company has carried out systematic water retting trials in a co-operation with research institutes in Iceland and abroad.
  8. Oxford Journals – University of Oxford, England.
    – Historical studies on ancient textiles and uses by mankind.
  9. From Flax Straw to Linen Fiber. 1987
    E. Oelke, S. Johnson, P. Ehrhardt and V. Comstock (University of Minnesota)
  10. The Bayeux Tapestry
    – A pageant of history embroidered on Linen
  11. An 11th Century Shirt from Viborg Søndersø, Denmark. Article by Mytte Fentz in “Archaeological Textiles in Northern Europe – Report from the 4th NESAT Symposium. Ed: Lise Bender Jørgensen and Elisabeth Munksgaard. Tindens Tand 1992, nr. 5 pp 83-92

Kaynak: http://timeless-creations.ca/Linen.pdf

Çeviren: Yalçın Ceylanoğlu

HER HAKKI MAHFUZDUR.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir